Amaçlarımız ve biz

Her insanın bir amacı olduğuna inanmaktayım. Kimi en güzel olmayı, kimi kısa yoldan para kazanmayı, kimi çok rahat bir hayat yaşamayı, kimi bir albüm çıkarmayı, kimi sürekli gezmeyi amaçlar. Çevremize baktığımız da bu amaçlar listelerini daha da arttırabiliriz. İdeolojik amaçlar, dini amaçlar, maddi ve manevi amaçlar…İnsanın fıtratında var bir gaye edinerek o gaye uğrunda mücadele etmek. Günlük hayattan da görebildiğimiz gibi bir amacının olmadığını düşünerek boşluğa düşen insanlar intiharla burun buruna geliyor.

Geçtiğimiz günlerde bir aile ortamında bir konuşmaya şahit oldum. Konuşan şahıs o kadar hiddetli ve heyecanlıydı ki dünyanın en önemli olayından bahsettiğini sanabilirdiniz. Oysa sadece bir köy derneğinin faaliyetlerini üyeleri nasıl bir araya getirebileceğini anlatıyordu. O an o kişinin de şu an için amaçlarından birisinin o köy derneğini daha iyiye taşımak olduğunu düşündüm. Daha sonra kendi hayat gayemi sorguladım. Ve hayattaki amaçlarımızın kişiliğimizi davranışlarımızı nasıl etkilediğini fark ettim.

Hayatımızın kalitesini belirleyen de amaçlarımız ve o amaçlarımız için ettiğimiz mücadeledir. İnsan uğruna yaşadığı şey kadar kıymetlidir. Ve hayatında ilk sıraya koyduğu ne ise ona göre itibar alır. Parayı ilk sıraya koyarsanız ve tek amacınız o olursa bu amaca ulaşmak için her şeyi mübah görürseniz eğer sizin kıymetiniz ne kadar paranız varsa o kadardır. Paranızı kaybettiğinizde kıymetinizi de kaybedersiniz. Ancak burada şöyle bir ince çizgi vardır. Hepimiz yaşamını idame ettirmek için para kazanmayı amaçlar ve çalışırız. Yukarıda bahsettiğim para kazanmayı temel amaç haline getirerek bu amaç uğruna insani değerleri hiçe sayanlardır.

Herkesin hayatındaki amacı ve buna ulaşmaya çalışırken ne kadar doğru ne kadar yanlış davrandığını sorgulaması gerektiğine inanıyorum. Böylece yıllar boyunca yanlış şeylerin peşinden koşup hayal kırıklığı yaşamayız. Doğru bildiğimiz amaçlara ulaşırken yanlış adımlar atmaktan korunmuş oluruz.

Yorum Yazın