Ayrılıklar Cumhuriyeti

Seninle Sensiz
umut nerde yeşerir
kütük deyip geçme
hayata filiz verir
kurban olduğumsun
karıncalar evreninde kul oldum
bir arpanın peşinde
kimsesizler diyarında doğup
dağlar taşlar ile dost
bir gülümsemeye yar oldum
yüreğimdesin
binlerce kilometre uzak olduğun yer
bir nefes kadar yakın
durduğun yer
ıssız bir tepenin başında
dalgalanan
sensin
bir ağacın kovuğunda
bir gülün dağarcığında
bir güvercinin kanadında
sen varsın
sevdamsın
nerede buldum nasıl kaybettim
umutsuzluk pazarında
alınıp satılır mı hiç sevda
menzile varırsa yezid
ne savda kalır ne umut
adaleti olmayan nizamın
senin olsun
bana yeter bir tutam selamı
benimsin
dalında alanı çok gülün
bahar geçti dikeni kaldı
bakanı yok şimdi
oysa
“dikenden gül bitiren,
kışı da bahar haline döndürür”
ömrümsün
çile deryasında yüzen kayık misali
gökyüzünün kandilleri sönmüş
rüzgarın sesi
yağmur damlaları
soluk sokak lambalarının ışığı altında
yürürken yanımda hayalin
soluduğum havasın
umut kalpte yeşerir
an gelir
bir kütüğün böğründe
hayata gülüverir…
canımsın
kah sevgilim
kah özgürlüğüm
kah bayrağım
umudumsun
hayat ile aramdaki
sırat köprüsü.
her gün kahredip
düzenine kızdığım
başımın tacı
vatanımsın…
Sen
postacıların 365 gün izinli
hasret mektuplarının yasak olduğu
ayrılıklar cumhuriyetisin.

İrfan Paçacı, Armağanevler, 04/11/2017, 01.35.

Yorum Yazın