Bir insan hakkı olarak sağlık

En kısa ve yaygın bir anlatımla, kişinin sadece insan olması nedeniyle sahip olduğu haklar olarak tanımlanan insan hakları,  insanlığın tarihsel süreç içerisinde meydana getirmiş olduğu kültürel ve etik değerlerin birikimini yansıtır.

İnsan hakları, hukuki ve felsefi tartışmaların merkezinde yer almış, gelişimi ekonomik ve toplumsal koşullara bağlı olarak, çoğu zaman biçimsel anlamda da olsa süreklilik göstermiş, uluslararası hukuk kuralları olarak tanınmıştır. Uluslararası düzeyde korunan sağlık, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam iyilik hali” olarak tanımlanmaktadır. [*]

Genel olarak sağlık hakkı, kişinin toplumdan ya da devletten sağlığının korunmasını, geliştirilmesini, hastalık durumunda tedavi edilmesini isteme ve toplumsal sağlık kuruluşlarından yararlanma hakkı olarak tanımlanmaktadır.

Sağlığın korunması toplumsal yaşamda, bunun bir hak olduğunu tespit eden hukuki düzenlemelerle sağlanır. Bu bağlamda sağlık hakkı; bireyin yaşamını sürdürmesi için zorunlu bir haktır. İnsanın insanca bir yaşam sürdürebilmesi ancak bedenen, ruhen ve sosyal yönden sağlıklı olması ile mümkündür. Toplum sağlığı açısından sağlık hakkının önemi, sağlık hizmetlerini belirleyen olanakların, ne derece eşit kullanıldığı konusunda kendini gösterir. Herkes, saygın bir şekilde yaşamak için erişilebilir en yüksek standartlarda sağlık hakkına sahiptir.

Sağlık hakkı, insanların yaşamlarının sürdürülmesi ve diğer insan haklarının uygulanması için gerekli ve vazgeçilmez bir haktır. Öyle ki, sağlık hakkı ihlal edilen bireyin diğer haklarını kullanması olanaksız hale gelmektedir. Sağlık hakkının ihlal edilmesinin doğuracağı sonuçlar, bireyin aynı zamanda yaşama hakkının da ihlaline neden olmaktadır. Çünkü yaşam hakkı ile sağlık hakkı arasında doğrudan bir ilişki vardır. Bu yaklaşım, uluslararası insan hakları hukukunda da benimsenmiştir.

İkinci kuşak haklar içinde yer alan sağlık hakkı; İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme, Filedelfiya Bildirgesi, Avrupa Sosyal Şartı, Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı ve Alma Ata Bildirgesi ile uluslararası düzeyde güvence altına alınmıştır. Türkiye, taraf olduğu bu sözleşmelerin gereği olarak yurttaşlarına erişebilecekleri en üst düzeyde sağlık hakkını sağlama yükümlülüğü altındadır. Tüm yurttaşların, hak özneleri olarak sağlık hizmetine erişme, tıbbi tedavi ve sağlık yardımından yararlanma hakları vardır.

[*] Ayrıntılı bilgi için bkz. Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi, 22. Oturum, Genel Yorum No. 14, 2000.

 

Yorum Yazın