Bir Konferans Raporu Nasıl Yazılır?

Konferans; tek başına hiç birşey yapamayan, fakat hiç birşey yapılamayacağına birlikte karar veren önemli insanların toplantısıdır.

Fred Allen

TANIM

Bir konferans raporu pek çok şekilde olabilir. Yine de birkaç varsayım yapalım ve bunlardan, aşağı yukarı tipik bir konferans raporunun neye benzemesi gerektiğini göstermeye çalışalım.

Herşey kuşkusuz, bildiri kitabı yayımlanacak olan bir konferansa (kongre, sempozyum, çalışma grubu, açık oturum, seminer, kolokyum) davet edildiğiniz zaman başlar. Bu erken dönemde, durup, kendinize ve konferans yürütücüsü veya editörüne, yayının tam olarak neler içereceğini sormalısınız.

En önemli soru ve genellikle de net olmayan, bildiri kitabının temel yayın olup olmayacağıdır. Siz veya diğer katılanlar, yayımlanmamış veriler sunuyorsanız; bildiri kitabının, burada yayımlanan verilerin daha sonra temel bir dergide yeniden yayımlanmasını engelleyecek, geçerli bir yayın olup olmadığı sorunu ortaya çıkar.

Giderek daha fazla bilim adamı ve onların dernekleri, yayınlarını tanımlama ihtiyacının farkına vardıkları için daha az problem olmaktadır. Son yıllarda konferanslar o kadar popüler oldu ki, konferans raporları literatürü bilimin birçok alanındaki toplam literatürün önemli bir kısmını oluşturmaktadır.

Sanırım, konferans raporlarını geçerli yayımlanmış veriler olarak tanımlamamak açıkça görülen bir eğilimdir. Bu, görünüşte üç önemli hususun kabul edilmesidir: (i) Birçok konferans bildiri kitabı bir kerelik, kısa ömürlü ve dünyadaki kütüphaneler tarafından yaygın olarak alınmayan kitaplardır. Bu nedenle, sınırlı dağıtım ve varoluş sonucunda, geçerli yayının temel

testlerinden birini geçemezler. (ii) Birçok konferans makalesi esasta, temel yayın niteliği olmayan tarama/değerlendirme makaleleri veya bilim adamının, temel bir yayın olarak sunmaya daha cesaret edemediği; hâlâ tereddütlü ve sonuçsuz olabilen ön çalışma verileri ve kavramlarını sunan makalelerdir. (iii) Konferans raporları normal olarak derinliğine bir eleştiri ve değerlendirmeye veya çok az olmasının ötesinde bir düzeltmeye maruz değildir. Bu nedenle, gerçek bir kalite kontrolü olmadığından, iyi bilinen birçok yayımcı, bildiri kitaplarını temel yayın olarak kabul etmez (Kuşkusuz istisnalar vardır. Bazı bildiri kitapları çok özenle hazırlanır ve onların değeri temel yayınlarınkine eşittir).

Bu sizin için önemlidir. Böylece, verilerinizin gizli kalmış bir bildiri kitabında gömülü kalıp kalmayacağını belirleyebilirsiniz. Ayrıca bu saptama, raporunuzu nasıl yazmanız gerektiği sorusuna da önemli ölçüde cevap verir. Eğer bildiri kitabı, temel yayın olarak ileri sürülüyorsa metni dergi tarzında (ve editör kuşkusuz gösterecektir) hazırlamanız gerekir. Tüm deney ayrıntılarını vermeli ve hem verilerinizi sunmalı hem de bunların tartışmasını, prestijli bir dergiye gönderir gibi özenle yazmalısınız.

Öte yandan eğer, temel yayın olmayan bir bildiri kitabına gönderiyorsanız yazma tarzınız oldukça farklı olabilir (ve olmalıdır). Esas yayında mevcut, temel gereksinim olan tekrar üretilebilirlik burada gözardı edilebilir. Malzeme ve Yöntemler kısmına ihtiyacınız yoktur ve olmaması gerekir. Doğal olarak, diğer bir bilim adamının deneyleri tekrarlamak istemesi durumunda gerekli olan karmaşık ayrıntıları vermenize de ihtiyaç yoktur.

Ne de, her zaman verilen yayın taramasını vermeniz gerekmez. Daha sonraki dergi makaleniz, sonuçlarınızı mevcut bilim dokusuna dikkatlice işleyecektir. Konferans raporunuzun, dinleyicilere çalışmanızın haberini ve ilgili düşüncelerinizi verecek şekilde tasarlanması gerekir. Sadece temel dergi, bilgileri içeren esas yer olarak hizmet etmelidir.

FORMAT

Eğer konferans raporunuz, temel bilimsel makale değilse, her zamanki bilimsel yazıdan farkı ne olmalıdır?

Bir konferans raporu, çoğu zaman bir veya iki basılı sayfa veya, 1000-2000 kelimeyle sınırlıdır. Genellikle yazarlara şöyle basit bir formül verilebilir: “çift aralıklı en fazla beş sayfa ve üç adetten fazla olmayan gösterilim (tablo, grafik veya fotoğrafların herhangi bir kombinasyonu)”.

YENİ FİKİRLERİ SUNMA

Yukarıda belirtildiği gibi; deneysel ayrıntıların çoğu ve yayın taramasının bir kısmı çıkarılabildiği için, konferans raporu göreceli olarak kısa olabilir. Ayrıca sonuçlar, kısa bir şekilde sunulabilir. Tüm sonuçların daha sonra bir temel dergide yayımlanacağı varsayıldığı için, konferans makalesinde sadece dikkat çekici olanların sunulmasına ihtiyaç vardır.

Diğer taraftan konferans raporu, düşünceler kısmına daha çok yer ayırabilir. Temel dergilerin editörleri, verilerle tamamen desteklenmeyen teoriler ve olanakların tartışılmasından oldukça rahatsız olabilirler. Buna karşılık konferans raporu tam bir ön rapor olma amacına hizmet etmelidir. Düşünceleri, alternatif teorileri ve gelecekteki araştırmalar için önerileri teşvik etmeli ve sunmalıdır.

Konferanslar, en yeni fikirlerin sunulması için bir ortamın yaratılması amacını güttükleri için heyecan verici olabilirler. Eğer fikirler tam anlamıyla yeni ise henüz tam olarak denenmemişlerdir. Su tutamayabilirler. Bu nedenle, tipik bir bilimsel konferans bir ses verme yeri olarak düzenlenmeli ve bildiri kitabı bu havayı yansıtmalıdır. Zorlu editörlerin sıkı kontrolu ve diğer bilim adamlarının düşünceleri temel bir dergi için iyidir, fakat konferans yayınları için yerinde olmaz.

Tipik konferans raporu bu nedenle, her zamanki temel bir araştırma makalesi için standart olan Giriş, Malzeme ve Yöntemler, Sonuçlar ve Tartışma dizisini izlemez. Onun yerine kısaltılmış bir yaklaşım sunulur. Problem ortaya konur, yöntem belirtilir (fakat ayrıntılı olarak anlatılmaz) ve sonuçlar bir, iki veya üç tablo ya da şekille kısaca sunulur. Daha sonra, genellikle oldukça uzun olarak sonuçların anlamları hakkında düşünceler belirtilir. Yayın taraması büyük bir olasılıkla, yazarın kendi laboratuvarında veya halen ilgili konuda çalışan meslektaşlarının laboratuvarlarında yapılan veya planlanan deneyleri kapsayacak şekildedir.

DERLEME VE YAYIMLAMA

Son olarak size, bildiri kitabının editörünün (genellikle konferansı yürüten) metnin düzenlenmesiyle ilgili sorulara cevap verecek yegâne kişi olduğunu hatırlatmak gerekir. Eğer editör, “Yazarlara Direktifler”i dağıtmışsa, onu izlemelisiniz (diğer konferanslara da davet edilmek istediğinizi varsayarak). Reddedilmeyi dert etmek durumunda olmayabilirsiniz. Zira, konferans raporları nadiren reddedilir. Bununla beraber, bir konferansa katılma konusunda anlaştıysanız o zaman hangi kurallar varsa onlara uymanız gerekir. Eğer bütün katkıda bulunanlar, nasıl olursa olsun kurallara uyarlarsa, sonuçta yayımlanan bildiri kitabı büyük bir olasılıkla iyi bir iç düzen sergiler ve bu bütün ilgililere kredi kaynağıdır.

Kaynak: Robert A. Day, Bilimsel Bir Makale Nasıl Yazılır ve Yayımlanır?, çev. Gülay Aşkar Altay, Tübitak, 1996, s. 101-103.
http://journals.tubitak.gov.tr/kitap/maknasyaz

Yorum Yazın