Birbirini tanıma dönemi: Nişanlılık

Üç aydır uzman konuğumla birlikte iki farklı radyoda aile üzerine bir program yapmaktayım. Bu programların sunuculuğunu üstlenip sorular soruyorum. Programla birlikte aklımıza takılan soruları sorup cevapları alıyoruz. Faydasını gördüğüm birkaç notu kısa kısa sizlerle paylaşmak istedim.

Evlilikten sonra yaşanılan sıkıntıların büyük çoğunluğu nişanlılık döneminde görülen ama üstünde pek durulmayan ya da göz ardı edilen meselelerden kaynaklanıyor. Evlenecek olan kişilere tavsiye edeceğimiz ilk husus, şeffaflık.

Nişanlılık dönemi ya da daha öncesinde birlikte olan, birbirini tanımaya çalışan kişiler genellikle gerçek yüzlerini ortaya koymaktan çekinirler. Sürekli bir yapmacık hal ve hareket içerisinde kendini karşısındaki insana sevecen gösterme gayretinde olabilirler. Oldukları gibi davranmaz ve bazı hata ve kusurlarını göstermemeye çalışırlar. Bu şekilde davranan kişilere tavsiyemiz, oldukları gibi davranmaları, şeffaf ve dürüst olmalarıdır. Kendileri gibi olmamaları ileride büyük bir sıkıntıya dönüşecektir.

Nişanlılık döneminde dikkat edilecek bir diğer husus ise, bunun tanışma evresi olduğudur. Bazen mahalle baskısıyla bazen de eş dost ne der düşüncesiyle, insanlar nişanlandıklarında bunun sonucunun mutlaka evlilik olacağını söylerler. Nişanlandığı insanda görüp beğenmediği nice kötü alışkanlıklar olmasına rağmen vazgeçemem diyerek kendilerini bile bile çukura atarlar. Bazen de ‘ben evlenince bu huylarını, özelliklerini değiştiririm’ düşüncesiyle görmezlikten gelinir. Gözden kaçan nokta ise, yıllarca üzerinde kalıplaşmış bu karakterin bir anda değişmeyeceği ve hatta değişmesinin de neredeyse imkansız olduğu…

Bu yüzden evlenecek adaylara tavsiye ettiğimiz bir diğer uyarı da evlilik sözleşmesi yapmalarıdır. Evet evet yanlış duymadınız, evlilik sözleşmesi… Ama bu sözleşmeden kastımız diğerlerinden biraz daha farklı. Burada sözleşmeye dâhil edilecek hususlar arasında sırasıyla karşımızdaki kişiden neler beklediğimizden tutun da eve alınacak eşyaya kadar ince ayrıntıların belirlenmesi ve bunların yazı ile kayıt altına alınması. Evleneceğimiz kişinin kendimize ve ailemize nasıl davranmasını istiyoruz, nasıl hitap etmesini istiyoruz, neler yapıp neler yapmamasını istiyoruz ? Bu ve bunun gibi ince ayrıntıların dahi bu sözleşmeye yazılması ve karşılıklı oturup konuşulması gerekiyor. Ve karşılıklı sözlerin verilmesi gerekiyor. Tarafların her birinde bir kopyasının bulunması gerekiyor. Yarın bir gün evlenildiği zaman, bir sıkıntı oluşursa kâğıdı çıkarıp bu şekilde anlaştık diyebilmek gerekiyor. Tabi asıl olan verilen sözden dönülmemesidir. Bu kağıt parçası sadece bir hatırlatma görevi görecektir.

Nişanlılık dönemi, dediğimiz gibi, bir tanışma evresidir. Ama bunun da çok uzatılmaması gerekir. Bir nişanlılık dönemi imkânlar dâhilinde 3 ila 6 ay arasında neticelendirilmelidir. Çünkü bu sınır aşıldıkça sorunlar ve sıkıntılar boy göstermeye başlamaktadır. Kişiler kendi aralarında konuşup anlaşıp fikir birliğine vardıktan sonra, imkân dâhilinde en kısa sürede evliliği gerçekleştirmek arzulanır. Ayrıca nişanlıların arasını bozmak isteyenlere de bu şekilde fırsat tanınmamış olur. Tabi ilk başta dediğimiz gibi, imkân dâhilinde ve fikir birliğine varılması hâlinde…

Nişanlılık döneminde kesinlikle nikâh yapılmaması önerilir. Gerek dini gerekse resmi nikâh. Çünkü bazen hepimiz şahit oluyoruz. Düğün günü bile sorunlar yaşanıp ayrılıklar yaşanabiliyor. O durumda ne olacak? Nişanlılık döneminde nikahı yapılan biri ayrıldıkları zaman ne yapacak?

Sonuç olarak, evlenmeye ramak kala ve hatta evlenilecek gün nikâh işleminin yapılması tavsiye ediliyor. Bu önerilerin dışında, herkesin doğru bildiği, gördüğü düşünceleri olabilir. Onlara da saygımız var.

Programda konuştuklarımızı özetle size sunmak istedim. Maksat hep birlikte faydalanalım. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sizleri emaneti zayi etmeyen Rabbime emanet ediyorum.

Yorum Yazın