Brehen Yıldızı

Brehen yıldızına ulaşmak için üç farklı kapıdan geçmeniz gerekiyordu ve vardığınızda, eğer ulaşabilirseniz, çok istediğiniz tek bir şeyin gerçekleşmesi mümkün olacaktı, bir şey hariç, oraya tekrar ulaşma ve orada kalma dileği. Onca şey varken neden tekrar bunu istemeliyim ki diye düşünürseniz, tüm var olan yanılgıların en başına düşmüş olarak bulabilirdiniz kendinizi. Bu yolculukta harcadığınız zamanı ve sebebini çok sorgularsanız şayet, bu yol hiç başlamadan son bulabilirdi. Bu kapılardan ilki, düşünceyle bağlantılı olandı, karar vermekle alakalıydı, her şeyden sıyrılmış, pürüzsüz bir zihinle yola koyulmalıydınız, bıraktıklarınızı ya da gelecek olanları düşünmeksizin yola koyulabilme arzusuyla eş değer olmalıydı. Olumlu veya olumsuz tüm endişelerden sıyrıldığınızda. Bu zihinsel adımla her nerede olursanız olun aşağıya doğru bir geçit sizi bekliyor olacaktı, neden mi aşağılara, Brehen yıldızından bahsederken ? Çünkü en derinleri görmeden, ona dair bir fikri bulanmayanlar yüzeylere ve daha da yukarılara çıkamazdı, ama çeşitli sanrılara ulaşabilirdi bununla alakalı. İlk kapıdan geçebildiyseniz, ikinci kapıda, sırt yüzeyinde gri tüyleri olan, yanlara doğru uzayan ve ışıldayan, rüzgar olmaksızın uçuşan, gözleri gri, sarı karışımı etkileyici ve aynı zamanda korkutucu , Brehen’in ilk bekçisi, genç mor kurduyla karşılaşacaktınız.

O, gözlerinde Brehen’den izler taşıyordu.
Tüyleri ise, Brehen’in parlaklığını ve ışıltısını .

Onunla göz göze geldikten sonra, uzun tüylerinden bir tanesi ayak bileğinizi saracaktı, sonrasında ise onunla yer değiştirecektiniz bir anlığına, bunu başarabilirseniz, üçüncü kapı size açılacaktı ferahlıkla, yalnız bu anlıkta olsa zor bir yer değiştirme olacaktı, eğer onu anlamadığınızı düşünürse bir daha asla olanları hatırlamayacaktınız, şimdi ve yaşamın sonuna dek, sadece olanları hatırlamamak değildi aslolan, hiçbir şeyi anlamıyor oluşla ilintiliydi ve  her türden yaşamın özünü oluşturuyordu bu reddediş.
Yolculuğun, şu anki son kapısı olan üçüncü kapıya ulaştığınızda ise, eğer bunu başarabilirseniz, tahtadan, siyah renkli olan, sonunu göremediğiniz bir yüksekliğe sahip, üzerinde ise, yaşlı, iri bir ağacın gövdesindeki damara benzeyen kökleri anımsatan ve o göremediğiniz yükseklikle devam eden köklerin, görkemli salınışı karşısında nutkunuz tutulabilirdi. V şeklinde bir kapı kolu bulunuyordu. Kapı kolunu sol tutamacından veyahut sağ tutamacından aşağı doğru çekmeniz gerekiyordu, buradaki seçiminiz buydu. V şeklindeki kapı tutamacının, sol kısmı beyaz ve sağ kısmı yeşil renkteydi. Brehen’de renkler önemliydi, fakat bir o kadar da önemsizdi. Seçimlerinize dolaylı yoldan etki edebilirdi, ama asla seçiminizin kendisi olamazdı.

Öz , dedi Brehen!
Öz, bir yeri olmayandır, ve bir rengi
Orada, acılar,yazgılar ve sevinçler ortaktır.
Tüm yolculuk ,dedi Brehen!
Ona ulaşmak değil, o olmaktır.

Yorum Yazın