Cin Ali’nin Babası Öğretmen Rasim Kaygusuz

Cin Ali’nin babası, Öğretmen Rasim Kaygusuz, 1926 yılında Ankara’nın Ayaş ilçesine bağlı Yenikayı Köyü’nde doğdu.

Çanakkale’de şehit olan dayısının adını verdiler.

Üç yaşındayken annesini kaybetti. Babasının ikinci eşi O’na ve kardeşlerine annelik yaptı.

Köyünün ilkokulunda öğretmenlik yapmaya başladığında 18 yaşındaydı.

Sadece okuma yazma öğretmiyordu; aynı zamanda tarımı, marangozluğu, elektrik teknisyenliğini, duvar yapmayı, su tesisatı döşemeyi; kısaca yaşamda ayakta kalmayı öğretiyordu

Ağabeyi Ali ile elma bahçesi kurduklarında köylüler bu işe akıl erdiremediler. Oralarda ağaç yetişmezdi ki?

Kısa bir süre sonra köyün etrafı meyve bahçeleriyle dolmuştu.

Zirkayı Köyü’ndeki Yetiştirme Yurdu’nda çalışırken, kendisi gibi öğretmen olan Remziye Alişan’la tanıştı.

İki genç çabucak anlaştılar; çünkü ikisi de çalışkandı. İkisini de Genç Türkiye Cumhuriyeti okutmuş öğretmen yapmıştı; şimdi onlar yeni kuşakları en iyi şekilde yetiştirip devlete olan borçlarını ödeyeceklerdi

Rasim Öğretmen, birinci sınıfların öğretmeni olmayı severdi. Pırıl pırıl çocukların okuma ve yazmayı öğrenmek için gösterdikleri gayret, okumayı söktüklerinde duydukları sevinç, O’nu çok mutlu ederdi.

17 yıllık birinci sınıf öğretmenliğinin ardından bir gün eşi Remziye Hanım’a şöyle dedi:

-Ben bir kitap yazacağım. Çocukların okumayı kolayca öğreneceği bir kitap yok.

Bir süre sonra elinde bir tomar kağıtla geldi; eşini ve iki kızını masa başına topladı ve kitabının ilk taslağını okuttu.

Kitabının adını Cin Ali koydu. İlk kitap-ilk öykü en basit olanıydı. İki-üç harften oluşmuş iki-üç heceli sözcüklerden oluşuyordu.

Her öykü-her kitap bir öncekinden zor, bir sonrakinden kolaydı.

Resimler çöp adam şeklindeydi; çocuklar kolayca çizebilsinler diye.

Cin Ali, Rasim Kaygusuz’un ilk eseri değildi. Daha önce Çözümlü Alfabe diye bir araç geliştirmiş ve çok beğenilmişti.

Ancak, Çözümlü Alfabe’yi o günkü teknikle basmak hem çok zahmetli hem de öğretmenlere kullanmayı öğretmek gerekliydi.

Çözümlü Alfabe’nin dışında, Oyunla Okuma Öğretimi,Resimli ve Hareketli Fişler,Çarpma ve Sayma Öğretimi gibi başka eserleri de vardı.

Bütün bu eserler, kendi geliştirdiği okuma ve yazma öğretimi sisteminin bir parçasıydı.

Cin Ali Hikaye Kitapları bu sistemi tamamlayan bir halka olmuştu.

Cin Ali Hikaye Kitapları çok beğenildi ve sevildi. Bir anda tüm Türkiye’den siparişler gelmeye başladı.

Rasim Öğretmen bir yandan öğretmenliğe devam ediyor,bir yandan da geliştirdiği sistemi anlatmak ve kitaplarını tanıtmak için okul okul dolaşıyordu.

Eşi Remziye Hanım en büyük yardımcısıydı. Gelen siparişleri hazırlamak, postaya vermek, hesap işlerini kontrol etmek O’nun göreviydi.

Kızları Nesrin ve Nevin de ellerinden geldiği kadar onlara yardımcı olmaya çalışıyorlardı.

Rasim Öğretmen görev süresini doldurunca emekli oldu . Cin Ali Yayınları artık Ulus’taki adresindeydi. Yayınevi aynı zamanda bir okul gibiydi. Rasim Öğretmen,Türkiye’nin her tarafından gelen öğretmenlere, okuma ve yazma öğretiminde daha başarılı olmanın yollarını öğretiyordu.

Rasim Öğretmen artık Cin Ali’nin babası’ ydı. Okullara gittiğinde “Cin Ali’nin babası geldi’” diye karşılanıyordu.

Cin Ali Hikaye Kitapları o kadar yaygınlaşmış, o kadar tanınmıştı ki, televizyonun olmadığı, gazetelerin gitmediği en uzak köylerde bile çocuklar Cin Ali’yi okumuşlardı.

Rasim Öğretmen 3 Aralık 1988’de aramızdan ayrıldığında, geride Cin Ali ile büyümüş milyonlarca çocuk vardı.

Yorum Yazın