Çocuklarda karakter eğitimi

Çocuklar insanlara emanet edilen tertemiz, işlenmemiş hediyelerdir. Çocukların karakterlerini ve kişiliklerini baştan sona bizler şekillendiririz. Bu cevherleri bütün etkenleri göz önünde bulundurarak hassasiyetle işlersek güzel bir mücevher ortaya çıkarmış oluruz. Zaten anne-babanın da amacı kişilikli bireyler yetiştirmek değil midir?

Karakter eğitiminin tarihi, insanın tarihiyle başlar. Geçmişten günümüze bütün uygarlıklar ahlak ve karakter gelişimi üzerine kafa yormuşlardır. Sokrates’ten Aristo’ya, John Locke’tan John Stuart Mill’e kadar birçok filozof bu konuda çalışmalar yapmış, kuramlar ortaya koymuştur. Hakeza, dinlerin temelinde de güzel ahlak ve karakter vardır. Mesela peygamberimiz “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmaktadır.

Karakter bir kişinin karar ve davranışlarının ahlaki kalitesi ve yönü olarak tanımlanmaktadır. 0-6 yaş arasında çocuğun karakteri ve kişiliği zekadan bağımsız olarak gelişir. 7 yaşında kişilik gelişiminin yüzde sekseni tamamlanmış olur. “Kişi yedisinde ne ise yetmişinde odur” atasözü bu süreci güzel ifade etmektedir. Çocuğun 2- 7 yaş arasında örnek aldığı rol modeller onun karakter gelişiminde büyük ölçüde yönlendirici olur.

Çocuklar için ne söylediğimizden çok nasıl davrandığımız belirleyicidir. Hoşgörüsüz bir babanın çocuğuna tahammülü, başkalarına saygılı olmayı anlatması; çabuk pes eden bir annenin ise azimli olmayı öğütlemesi çok gerçekçi olmayacaktır. Çocuklar bizden aldıkları tepkileri beyinlerine kodlayarak kendilerine ahlak haritaları çizerler. Günü geldiğinde, hayatta karşılaştıklarında o haritaya göre davranışlarını belirlerler. Bu dönemde çocuklar yanlış ve doğru kavramını bilmezler ancak görerek ve duyarak şuuraltını şekillendirirler. Aile, okul ve sosyal çevre arasında etkili iletişim kurarak ve değerleri paylaşarak çocukların karakterini olumlu şekilde geliştirebiliriz.

Bu doğrultuda ev içinde anne-babalar, okulda ise eğitimciler nelere dikkat etmeliyiz?

Yalan söylememe, çocuğu kandırmama, çocuğa verilen sözü tutma (dürüstlük), zamanında çocuğa karşı vazifeleri yerine getirme (sadakat-güvenilirlik), tutarsız davranışlar sergilememe, çocuğu aşırı serbest bırakmama, kural bozan davranışları uygun bir şekilde engelleme, aşırı cezalandırma ve korkutmadan kaçınma (adalet), diğer insanların duygularını fark ettirme, onların tercihlerine saygı duyma (hoşgörü), ev içinde bazı mesuliyetler verme (sorumluluk), korkularını yenmesine yardımcı olarak ödüllerle motive etmek (cesaret), hayvanlara ve yardıma muhtaç olanlara yardım ederek merhamet duygularını pekiştirebiliriz.

Ayrıca anne-baba arasındaki muhabbet ve hürmet üzerine kurulu sağlıklı davranışlar, diyaloglardaki ses tonu, jest ve mimikler de çocuklara tesir etmektedir.

Her dönemde olduğu gibi günümüzde de problemlerin temelinde güzel ahlak vasıflarını kaybetmiş şahsiyetler bulunmaktadır. Güzel ahlak sağlam karaktere sahip kişilerde tebarüz etmiş bir özelliktir. Toplumda adaletin tesis edilmesi, insanların birbirine güven duyması, hoşgörü ve empatinin artması, suç ve şiddet hâdiselerinin azalması ancak ahlâklı ve erdemli insanlarla mümkün olacaktır. Bu doğrultuda, ebeveynler ve eğitimciler olarak çocuklardaki ahlak ve karakter gelişimini sağlayacak değerler hakkında bilinç yaratmalı, o değerlerin toplumda yer alma oranını artırabilmeyiz. Olumlu karakter özelliklerine sahip nesillerin yetişmesi için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.

 

Serap Pekçetin Otlu
Çocuklarda karakter eğitimi
Serap Pekçetin Otlu yazıları

Yorum Yazın