Düşle gerçek arasında bir ülke!

Ortak tarih sofrası bir coğrafya üzerinde yaşamını sürdüren kültürlerin yazgısı!

Anadolu!

Medeniyetlerin büyütüldüğü bir beşik olmuş yüzyıllarca. Nice kavimler gelip geçmiş bu topraklardan.

Osmanlıdan sonra onun ardından 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti burada varlığını sürdürmekte halihazırda.

Ancak bu topraklarda yüzyıllardan beri bir gerçeklik daha yaşamaktadır, Anadolu kavimlerinin yanıbaşında; Hristiyan Batı Emperyal ruhu.

Tarih 17 Türk devletine şahitlik etmiş ise, çıkarılacak çok ders var.

Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer kavimler birarada birlik içinde ve birbirinizin hukukuna saygı göstererek ortak tarih sofranıza uzanan “yabancı” elleri boş çevirin.

Kar üstünde yürüyerek kağnılara yüklü cephaneleri Kastamonu’dan Ankaraya taşıyan kadınları,[1]

Doğudan gelip Çanakkale’de şehit düşmüş, mezarları belli olmayan insanlar,

İstanbul’dan Tıbbiyeyi bırakıp cepheye koşan gençler,

43. Alay 1. piyade taburu 1. bölükte

Hep birarada komanya sırasındayız.

Yemek listesi; 18 Temmuz1917, sabah: üzüm hoşafı, öğlen: yok, akşam: yok, ekmek yarım.

Ve bir bayram sabahında namazda aynı saftayız.

Tarih: 26 Haziran 1917 sabah ve öğlen komanyası yok.

İman tokluğuyla Vatan savunmasında

Siper siper Kars, Elazığ, Çankırı, Sinop, Aydın Cephede!

Ali, Hasan, Kemal, Mehmet …

Nöbette !

Tarih: 31 Temmuz 2012

ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon, Amerikan Büyükelçisi Francis Ricciardone ve İstanbul Konsolosu Frederic Üsküdar’daÜsküdar Belediyesi Ramazan (İftar) çadırında iftar yemeği dağıtıyor. İftar sofrasında müslüman halkla birarada oturuyor.

Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı  bir de konuşma yapıyor:

“Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını yansıttığını ifade ederken vatandaşlarla birlikte iftar açmanın mutluluğunu yaşadığını” belirtiyor.[2]

Tarih: 4 Ağustos 2012, Cumartesi  

Türk jetinin Suriye tarafından vurulmasından sonra Suriye sınırına sıfır noktada askeri birlikler ilk kez manevra yaptı.

ABD Dışişleri Bakanlığının açıklaması:

 “ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Patrick Ventrell, Türkiye’nin Suriye sınırındaki askeri hareketliliğine yönelik olarak, ‘Türkiye’nin kendi ulusal güvenlik çıkarlarını anlıyoruz. Ama şu anda (durumu) daha fazla askerileştirmenin ilerlenecek yol olduğunu düşünmüyoruz’ dedi.” [3]

Tarih: 02 Ağustos 2012 Perşembe

Bütün gazetelerde bir fotoğraf!

Elinde beyzbol sopası ile ABD Başkanı Obama Türkiye Başbakanı Erdoğan ile görüşürken.

Açıklama ABD Dışişleri Bakanlığı:

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama, pazartesi günü Suriye konusunda bilgi alışverişi yapmak üzere bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. 

Beyaz Saray özel fotoğrafçısı Pete Souza da görevi gereği, bu ânın fotoğrafını çekti. Fotoğraf, Beyaz Saray resmi internet sitesi ‘www.whitehouse.gov’da 30 Temmuz’da ‘günün fotoğrafı’ seçilerek ‘Temmuz ayının en iyi fotoğrafları’ arasına girdi. 

Fotoğrafta Başbakan Erdoğan’la görüşen Başkan Obama, sağ elinde bir beyzbol sopası tutuyor. Solak olan Obama’nın sol elinde ise Erdoğan’la görüştüğü telefon var. Görüşmede konuşulan konunun ciddiyeti ise Obama’nın yüzünden okunabiliyor.” [4]

Ortak tarih sofrası bir coğrafya üzerinde yaşamını sürdüren kültürlerin yazgısı!

Birlikte yaşadığı yanıbaşında hazır bekleyen Hristiyan Batı Emperyal ruhun.

Şefkatine aldanmak.

Anadolu sofrası bölünüp parçalandığında elinde tabağı ile her kes kendi köşesine çekilecek! Muhtemeldir ki o tabaklar boş ve Efendilerince doldurulmayı bekliyor olacaktır!

Anadolu !

Bizim kadınlarımz,

Çocuklarımız,

İnsanlarımız.

Yemeklerini aynı kaptan yerler, ayrı düşmezlerdi.

Kazanları tabaklara ayırdık,

Kağnıların yerini lüks jipler almış,

Amerikan bayraklı tişörtler sırtımızda

Ve o ayetleri okuyarak geldi başımıza!  Bela başımızda.

Uğruna verilecek can kalmamışsa,

Uğruna can verecek vatan da kalmamış…

Ve davulun sesi “güm, güm, güm”

Davulcunun davudi sesi “Haydi uyan geldi Ramazan”

Hepsi bir düşmüş !

Televizyonu açıyorum. Yine o ahalinin sevmediği hoca konuşuyor:

“Feveylun lil-musallin (Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,)

Ellezînehum. An-salâtihim sahûn. (onlar namazlarını ciddiye almazlar)

Ellezînehum yurâûne (Onlar namazlarıyla gösteriş yaparlar)

ve yemneûnel mâûn.” (Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.)[5]

Düşünüyorum,

Allahım bir düş görmüş olduğum için şükürler olsun sana!

“Eraeytellezî yukezzibu bid-dîn. (Dini yalanlayanı gördün mü?)

Fezâlikellezî yedu’ul yetîm. (İşte o yetimi itip kalkar)

Velâ yehuddu alâ taâmil miskîn. (Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.)”

Ve gaflet uykusunda olanlar uyanmazlar.



[1]Kastamonu valiliği’nin Çankırı Mutasarraflığına ve Dahiliye Vekâletine gönderilen 15-16 haziran 1921 tarihli şifreli yazılarında,İnebolu’dan mühim miktarda cephane gönderilmesine devam edildiği, bunların Çankırı’ya kadar zarara uğramadan naklinin sağlandığı, bu askeri malzemenin 1500 araba ile, 2600 hayvana yükletilip gönderildiği haber veriliyordu.

Zayıf öküzlerin çektikleri cephane yüklü arabalar ve bunların başlarında yanık yüzlü, çıplak ayaklı kadınlar, ihtiyarlar ve hatta çocuklar… Kastamonu ve Çankırı yöresinin karakışının ve soğuğunun derdine aldırmadan geçip giden Kurtuluş Savaşı‘nda kağnı kolları …

[2] 31 Temmuz 2012 Salı günü ÜsküdarBelediyesi’nin iftar çadırında Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon’un konuşması.

[3] 4 Ağustos 2012, Cumartesi

[4] Beyaz Saray’ın resmi başfotoğrafçısı Pete Souza tarafından çekilen fotoğrafın salı günü Beyaz Saray sitesine eklenmesinden sonra, konu o günkü günlük basın toplantısında da gündeme geldi. Ve Fox News’in Beyaz Saray muhabiri Ed Henry, sopanın ne anlama geldiğini açık açık sordu. Ancak Sözcü Jay Carney, toplantıda Obama’nın bir beyzbol hayranı olduğunu söylemekle yetindi. Beyaz Saray Sözcülüğü de, daha sonra Hürriyet’in sorusu üzerine beyzbol sopasının Obama’ya “Çekiç” lakaplı efsanevi beyzbol oyuncusu Hank Aaron tarafından imzalı olarak verildiği bilgisini iletti. 02 Ağustos 2012 Perşembe

ABD’de dış politikada ‘sopa’ analojisi, eski başkanlardan Teddy Roosevelt’e (1901-1909) uzanıyor. Ülkenin 26. Başkanı, ülkenin dış politikasında izlenecek yolu, 1900’de yazdığı, 2007’de 200 bin dolara satılan meşhur bir mektubunda “Yumuşak bir şekilde konuş, büyük sopa taşı” tabiriyle açıklıyor.

[5] Maun Suresi.

Yorum Yazın