Soma’ya ağıt

Nice acılar, felaketler yaşadı insanlık,
Nice zulümler gördü,
Nice mücadeleler verdi ömrü boyunca,
Nice imtihanlardan geçti, ne badireler atlattı.
Gün oldu yüzü kızardı,
Sıyrıldığı için tümden insanlığından.
Gün oldu tüm hayatını koydu ‘kefe’nin bir yanına,
Hak için, hakikat için, adalet için.

13 Mayıs 2014,
Tarihin acı bir sayfası.
Yer Soma,
Eller, yüzler kömür karası.
301 can,
Birbiri ardına mum gibi söndü,
Geride acılı eşler, analar, doğmamış bebeler.

Soma’da insanlığımız yoklandı.
Önce 301 canın çığlığı,
Anaların, evlatların biçare feryadı duyuldu.
Ardından,
Kulakları sağır eden riyakarlık sardı yeniden ruhlarımızı.

Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.
Unutabilirsin,
Fakat şeytana uyup hepten unutma.
Hatırla ara sıra,
Yüreğine bir köz düşmüş gibi.

301 canın feryadı yankılansın
Aklında, kalbinde, vicdanında.
Bir bir kazınsın zihnine isimleri,
Ahmet’lerin, Ali’lerin, Hüseyin’lerin,
İbrahim’lerin, İdris’lerin, İlyas’ların,
İsa’ların, İsmail’lerin,
Mehmet’lerin, Mustafa’ların,
Ve Ömer’lerin.

Gün olur unutursan eğer,
İsimlerini, çığlıklarını, sebeplerini,
Bir avuç kor yansın yüreğinde.

Emre Bağce

1 Yorum

  • demet songurtekin dedi ki:

    Kumlama atölyelerinde azar azar,
    Tersanelerde üçer-beşer,
    Madenlerde yığınlarla,
    Tekstil atölyelerinde göçük altında boğdular,
    Yetmedi …

    Beyaz yakalı-mavi önlüklü diye ayırdılar,
    Olmadı kadrolu – sözleşmeli – taşeron diye böldüler.
    Bir defa yetmez gari iki defa vergilediler,
    Eşit işe eşit ücret bile fazla dediler,
    Şimdi al sonra ödersin deyip, karta mahkum ettiler,
    Yine de makinalar kadar memnun edemedik onları …

    Kaleminize sağlık Emre Hocam…

    Demet Songurtekin

Yorum Yazın