Erguvan

Ruhumuz kaç kere
Bir flüte sıkıştı
Kulaklarımızdan taşan
Eski bir yaşam
Abanoz nar
Yıldızlar ve yılanlar
Tadı kokusu dokusu serin

Meşelerin susturulduğu
Ol zaman söylencesi
Ayaklarımızın altında
Çakıl taşlarının çene çaldığı
Zaman denen bu pınar

Sudan, rüzgardan
Ve tekerleklerden dinlenen
Masallarla büyütmeli
Aydolu dilinde söylenen
Mavi tutumlu şarkıları

Ahşap bir masaya dokunmalı
Sarı bir su şişesine
Yayılmalı ve dağılmalı
Renkler ve kokular
Ve bırakmalı
Yarı unutulmuş anıları

Bizimle yeniden doğmak isteyen
Ölümleri kucaklamalı
Hemen burada
Yanı başımızda duruyorken
Mavi gök
Parlayan güneş

Eski kahkahalardan daha şen
Oldu ve bittilerden
Fazlasını anlatan
Bu güzelim erguvan

Yorum Yazın