Etik eğitim üzerine

‘Eğitim’ ve ‘etik eğitim’ kavramları birbirlerinden ayrılırlar. Bunun sebebi ise eğitimin veriliş şekli ve içeriğidir. Eğitim, bilgilendirmek, iyi ya da kötüyü anlatmak ve bu doğrultuda bireyin istenen seviyeye gelmesi için aile, sosyal çevre, toplum veya öğretmenler tarafından verilen değerler bütünü olarak tarif edilebilir. Ancak verilen eğitimin içeriği kadar yöntemi de önemlidir. Bu hususta işin içine ‘etik eğitim’ kavramı girmektedir.

Etik denince akla kısaca insan tutum ve davranışlarının iyi ya da kötü yahut doğru veya yanlış yönleriyle değerlendirilmesi gelir. Eğitimin etik olması çocukların ve bireylerin doğru veya yanlışı çözümleyebilmelerini ve buna göre hareket edebilmelerini sağlar; bu şekilde etiğin toplum için önemli bir yapı taşı olduğu kanaati herkes tarafından paylaşılır.

Etik eğitimi denince gündeme ‘etik eğitim nerelerde verilebilir?’ sorusu gelmektedir. Etik eğitimin verilebileceği alanlar geniş olsa da bunları ‘ailede etik eğitimi’, ‘okulda ve üniversitelerde etik eğitimi’, ‘iş yaşamında etik eğitimi’ olarak sıralayabiliriz. Aile eğitimin ilk başladığı yerdir. Konuşmayı öğrendiğimiz, davranışları sezerek hayatta uygulamaya başladığımız ilk yer ve okuldur aile. Mesela, Harper Lee’nin “Bülbülü Öldürmek” adlı eseri bu hususta dikkate değer bir çalışmadır.

Ailede etik eğitim denince karşımıza belli başlı eğitim ilke ve uygulamaları çıkar. Bunlardan ilki çocuklara iyi bir rol modeli olmaktır. Anne ve babanın aile içerisindeki tutumu çocuğun örnek alacağı davranışları da etkiler. Dolayısıyla anne ve babaya önemli görevler düşer. Diğer bir uygulama ise çocuklara iyi huylu insanları anlatmak, onları örnek almalarını sağlamaktır. Bunu çocukları özgün olmaktan alıkoymak şeklinde değerlendirmemek gerekir. Öte yandan karakter eğitimi için çocuklar yararlı kitap ve filmlere yöneltilmeli, çocukların bu faaliyetleri zevkle yapması sağlanmalıdır. Belki en önemlisi de gelecek vadeden çocuklarımızı kayırmamaktan geçiyor. Böylece çocukların hayatta adil olmaları sağlanabilecektir. Öte yandan, disiplin, bir ceza olarak değil, olgunlaştırma ve düzeltme yöntemi olarak görülmelidir. Etik eğitim bunlarla da sınırlı değildir. Saygı duymayı, sorumluluk sahibi olmayı, adaletli olmayı, ilgi ve duyarlı olmayı çocuklarımıza ve bireylere gösteren bir eğitimi gelecek nesillere aktarabilmeliyiz.

Eğitim ailede başlayıp okul hayatıyla devam ettiğinden, öncelikle aile ortamında verilecek etik eğitime özen göstermeli ve çocuklarımızı bu eğitim kapsamında duyarlı, yaptıklarının farkında, insanlığa yararlı bireyler olarak yetiştirmeliyiz. Etik eğitimin yaşamımıza kattığı ve katacağı değerlere ulaşmak için etik eğitimin güçlendirilmesi sadece eğitimcileri değil bütün bir toplumu ilgilendirir. Bu nedenle, her zaman, ilk olarak kendimizden ve ailemizden başlayarak bilinçli nesiller yetiştirmenin gayreti içerisinde olmalıyız.

Yorum Yazın