Güvenlik bölgeleri

Bu yazıda, bölgeselleşme nedenlerinden biri olarak güvenlik bölgelerine ve Türkiye’nin geçmiş deneyimlerinden uygulamaya geçirilmemiş olan 71 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye değineceğim.

71 Sayılı Bölge Valiliği Hakkında Kanun Hükmünde Kararname[1]

Güvenlik bölgeleri, iç güvenlik nedeniyle oluşturulan ad hoc (geçici) bölgeler olmakla beraber, olağan durumdan ayrı bir hukuk düzenine yol açabilecek demokratik hukuk yapılanmasına uygun olmayan bir ara yapıdır.

71 sayılı KHK, Bölge İdaresinin yeniden düzenlenmesine dair 17/6/1982 tarihli ve 2680 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 24/6/1983 tarihinde kararlaştırılmıştır.

Söz konusu KHK’nın amacının kamu hizmetlerinin sunumunun sağlanmasında verim ve uyum sağlamak olduğu 1. maddede belirtilmiştir. Ayrıca, Bölge Valiliği ve Bölge Kuruluşu ara kademelerinin idaresinden mesul, Devletin, Hükümetin ve bakanların bölgedeki temsilcisi ve bunların idari ve siyasi yürütme organı olan Bölge Valisinin olduğu belirtilmiştir.

KHK ile 8 bölgeden ibaret olması planlanan İdari Yapının ara kademeleri şunlardır:

ERZURUM: Ağrı, Artvin, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Ordu, Gümüşhane, Kars, Muş, Rize, Trabzon, Tunceli.

DİYARBAKIR: Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Siirt, Urfa, Van.

ADANA: Adana, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, İçel, Kahramanmaraş, Malatya.

KAYSERİ: Kayseri, Kırşehir, Nevşehir, Sivas, Tokat, Yozgat.

ANKARA: Amasya, Ankara, Bolu, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Samsun, Sinop, Zonguldak.

KONYA: Afyon, Kütahya, Eskişehir, Niğde, Konya.

İSTANBUL: İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Bilecik, Kocaeli, Sakarya.

İZMİR: İzmir, Manisa, Uşak, Denizli, Aydın, Muğla, Burdur, Isparta, Antalya.

Bölge Valiliği teşkilatı; Bölge Valisi, Genel Sekreterlik, Denetleme Kurulu, Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü,İç Güvenlik Müdürlüğü[2], Savunma Müdürlüğü, Hukuk Müşavirliğinden oluşmaktadır.

Bölge Valiliği, merkez teşkilat içinde bir merkez teşkilat olduğu ilgili KHK’nın 2. Maddesinin (c) bendinde belirtilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasasının 123. ve 126. Maddelerinde yer alan “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.

Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır. İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.” hükümlerinde belirtildiği gibi Merkez ve yerinden yönetim (Hizmet Yönünden-Yer Yönünden) den oluşan İdari Teşkilatı içinde bulunan merkez teşkilatın hiyerarşik denetimi altında taşra teşkilatı olmayıp, merkez teşkilatın içinde ayrı bir merkez teşkilat konumunu almıştır ki federal sistemde belirtilen federal devlet- federe devlet yapısına yarı benzerdir.

Ayrıca, Bölge Valiliğinin yürütme organı olan Bölge Valisi, il valileriyle olan ilişkisinde kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla il valilerine emir ve talimat verebileceği gibi il valilerinin faaliyetlerinin denetleyebilir, il valileri hakkında rapor hazırlar, il valilerine herhangi bir sebeple ilden ayrılmaları durumunda izin verip vermeme yetkisini haizdirler.

Ancak, söz konusu Kanun Hükmünde Kararname dönemin ANAP Hükümeti tarafından uygulamaya geçirilmemiştir.


[1] T.C. Resmi Gazete, 04.10.1983, 18181, Yürütme ve İdare Bölümü, 1-14.

[2] Sıkıyönetim hali dâhil bölge düzeyinde iç güvenlik hizmetlerinin planlanması, değerlendirilmesi ve koordinasyonu konularında bölge valisine danışmanlık ve yardımcılık yapar.(7. Madde)

Yorum Yazın