Hakiki olan her şey buharlaşıyor

‘Katı olan her şey buharlaşıyor'[1] Marx’ın modernliği betimlerken kullandığı ve uzun yıllar boyunca kendisinden sonraki birçok düşünüre ‘zamanın ruhunu’ anlamada ilham kaynağı olan bu meşhur ifade günümüzde ‘hakiki olan her şey yitiyor’ şeklinde bir anlama bürünmüş görünmektedir. ‘Zamanın tozu’nun mekana harç olmasıyla örülen hakikat insani varoluşun uzaklarına savrulmakta, ilkeler, değerler ve kurumların içerdiği anlam akışkan bir evrenin öngörülemezliğinde kaybolmaktadır. Toplumsal biraradalık bağlamında meydana gelen hakikat alanının yeniden üretimine ket vurulmakta, kaotik bir anlam evreninin parçası olunarak ego ve hazzın doyumlandığı siber uzamsal yapıların görüntüye dayanan iktidarında insaniyet yitip gitmektedir.

‘Hakikatin hakiki olup olmadığının sorgulanabilme'[2] ihtimalinin bile ortadan kalktığı günümüz uygarlığının içerisinde bulunduğu söz konusu koşullar, tarih boyunca acı tecrübelerle edinilen toplumsal biraradalığın çöküşüyle eş zamanlı bir seyir izlemektedir. Sibernetik kimlikler, şizofrenik temsiller ve ‘birey’in parçalanışı gibi iletişimin boyutsuzlaşmasının yol açtığı eğilimler toplumsal varoluşun dayanma sınırlarını zorlamakta, toplum bir çevrimiçi iletiler toplamına dönüşerek gerçeksizleşmektedir. Bu bağlamda, Aristocu bir ifadeyle insani varoluşun ayırt edici unsurlarından biri olan siyaset de –zoon politikon- anlamını yitiriyor gözükmektedir. Genel olarak siyaset, özel olarak ise toplumsal biraradalığı barışçıllaştırma yönünde iletişimsel bir düzenek olan demokrasi ‘clicktivism’e indirgenerek gücünü ve etkisini kaybetmektedir.

Özetle, toplumsallığın yeniden üretimini olası kılan anlam evreninin bürüneceği karakterin tele-teknolojik gelişmeler nedeniyle sibernetik ‘ilerlemenin’ rotasına derinden bağlı oluşu insanlığı, kendisinin meydana getirdiği bir şeyin merhametine muhtaç hale getirmektedir. Marx’ın öngörüsü gerçek kıldığımız tüm anlam dünyasını içine alacak bir biçimde gerçekleşmektedir.



[1] http://www.marxists.org/archive/marx/works/sw/course/mscp.pdf
[2] P. Virilio, Enformasyon Bombası, Metis Yayınları , İstanbul, 2003, s. 7.

Yorum Yazın