İktisadi bölgeselleşme ve Kalkınma Ajansları

Önceki yazımda bölgeselleşme nedenlerini başlıklar halinde belirtmiştim. Şimdi de, bu başlıklardan ilkini, yani ekonomik nedeni ve Kalkınma Ajanslarını inceleyeceğiz.

Ülke içinde ekonomik orantısızlık bölgeselleşmenin ana unsuru olmakla birlikte; gelişmiş ve az gelişmiş bölgelerin taleplerinde farklılıklar bulunması nedeniyle merkezi otoritenin değişik ekonomik planlar ve politikaları uygun biçimde gerçekleştirmesi gerekir.[1] Bu bağlamda iktisadi bölgeselleşmenin son otuz yıldır Batı Avrupa ülkelerinin öncelikli konuları arasına girdiğini görüyoruz.

İktisadi bölgeselleşmenin elzem unsuru iktisadi olarak geri kalmış bölgelerin gelişmiş bölgelerin seviyesine yaklaştırılmasıdır. Bu bakımdan, iktisadi bölgelerin adil bir paylaşmayı sağlamayı amaçladığı söylenebilir.

Fransa, örneğin 1. Dünya Savaş’ından sonra iktisadi bölgeselleşmenin örneklerini verirken; 1954’ten itibaren “Alan Düzenlemesi” ile birlikte iller arasında “ara yapı” iktisadi gelişme için elzem olmuştur ki bu ara yapılar “geçerli aracı” olarak kabul görmüştür.[2] 30 Haziran 1955 kararnamesiyle Program-Bölgeleri düzenlenmiş ve Fransa 23 program bölgesine ayrılmıştır.[3]

1959 ve 1960 yıllarında, aralarında iktisadi bağlılık olan bölgelerin birleşmesi şeklinde gerçekleştirilecek Bölgesel Etkinlik Çevreleri (CAR) üretildi. 21 CAR oluşturuldu ve her birinin başına koordinatör vali getirildi. 1964 yılında koordinatör vali yerine bölge valiliği kuruldu. Bölge valiliğinin yanına bölge komisyonu da katıldı.

Bölge valisi yetki genişliğine sahip olarak çevrenin iktisadi gelişimi ve alan düzenlemesiyle ilgili politikaları yürüten bir kamu ajanı olmuştur. 1964’e kadar olan bölgeselleşme deneyiminde Fransa’ da oluşturulan bölgelerin yerel idari birim olmadığı; sadece, merkezi idareye bağlı birer “idari yapı” olduğu kaydedilmelidir.[4]

Fransa’daki iktisadi bölgeselleşme ile Türkiye’deki Kalkınma Ajansları’nın bir benzerliği var mıdır? Diğer bir ifadeyle Kalkınma Ajansları bir iktisadi bölgeselleşme uygulaması mıdır?

08.02.2006 tarih ve 26074 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5449 sayılı Kalkınma Ajansları’nın Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun’un amaç ve kapsamı, 1. Maddesinde belirttiği gibi, kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma plânı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmaktır.

Ajanslar, tüzelkişiliği[5] haiz olarak, bölgeler[6] esas alınarak Bakanlar Kurulu kararı ile kurulur.

5449 sayılı kanunda Kalkınma Ajansları’nın görev ve yetkileri şöyle sıralanmıştır:

  • Bölgesel gelişme hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik olarak; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek,
  • Bölgede kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen ve bölge plân ve programları açısından önemli görülen diğer projeleri izlemek, ajansa tahsis edilen kaynakları, bölge plân ve programlarına uygun olarak kullanmak veya kullandırmak,
  • Yerel yönetimlerin plânlama çalışmalarına teknik destek sağlamak,
  • Bölgenin kaynak ve olanaklarını tespit etmeye, ekonomik ve sosyal gelişmeyi hızlandırmaya ve rekabet gücünü artırmaya yönelik araştırmalar yapmak, yaptırmak, başka kişi, kurum ve kuruluşların yaptığı araştırmaları desteklemek,
  • Bölgenin iş ve yatırım imkânlarının, ilgili kuruluşlarla işbirliği halinde ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımını yapmak veya yaptırmak,
  • Bölge illerinde yatırımcıların, kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanına giren izin ve ruhsat işlemleri ile diğer idarî iş ve işlemlerini, ilgili mevzuatta belirtilen süre içinde sonuçlandırmak üzere tek elden takip ve koordine etmek.

5449 sayılı kanun İptal Davası konusu olmuş ve Anayasa Mahkemesinin 23.02.2008 tarih ve 26796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/61 Esas, 2007/91 Karar sayılı ilamında “ Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarında öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak Yasa’da sayılan hizmetleri yaparak bölgesel gelişmenin hızlandırılması, sürdürülebilirliğinin sağlanması, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarının azaltılması amaçlandığından, kendine özgü bir yapının oluşturulmasına ilişkin dava ve itiraz konusu kurallarda Anayasa’ya aykırılık bulunmamaktadır.” sonucuna hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, Kalkınma Ajansları bölgede kamu-sivil toplum-özel kesim arasında yönetişime uygun olarak koordinasyonu sağlayan, proaktif, il ile devlet arasında konuşlanmış, merkezi idare ile bağlantısı olan nev-i şahsına münhasır bir ara yapı veya kademe olarak tanımlanmıştır.

Türkiye’deki Kalkınma Ajansları’nın Fransa’daki İktisadi Bölgeselleşmeden en önemli farkı yetki genişliğinin tanınmamış olmasıdır.

 


[1] Atilla Nalbant, Üniter Devlet Bölgeselleşmeden Küreselleşmeye, 1.b., İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1997, s. 227.

[2] Nalbant, a.g.e., s. 238.

[3] Nalbant, a.g.e., s. 238.

[4] Serkan Parıldar, Bölgeselleşme ve Bölgesel Devlet Modelleri, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2009, s. 43-44.

[5] Anayasa Mahkemesinin 23.02.2008 tarih ve 26796 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2006/61 Esas, 2007/91 Karar sayılı ilamının bir bölümünde “Kalkınma ajanslarının tüzel kişiliği Yasa’yla belirlenmiş, tüzel kişiliğin kuruluşu ise Bakanlar Kurulu kararına bırakılmıştır. 26 adet Düzey 2 İstatistiki Bölge Birimi esas alınarak Bakanlar Kurulu kararıyla kurulması ve kaldırılması öngörülen kalkınma ajanslarının, tüzel kişiliğinin niteliği Yasa’da açıkça belirtilmemekle birlikte, kurulması ve kaldırılması, kamu gücü ve yetkilerin kullanılması, usul ve ayrıcalıklar getirilmesi, gelirleri, merkezi idare ile olan bağlantıları göz önünde bulundurulduğunda birer kamu tüzel kişisi olduğu kuşkusuzdur.” şeklinde geçmektedir.

[6] 5449 sayılı kanunda geçen Bölgeler, İstatistiki Bölge Birimi olarak sınıflandırılmıştır: TR1: İstanbul, TR2: Batı Marmara, TR3: Ege, TR4: Doğu Marmara, TR5: Batı Anadolu, TR6: Akdeniz, TR7: Orta Anadolu, TR8: Batı Karadeniz, TR9: Doğu Karadeniz, TRA: Kuzeydoğu Anadolu, TRB: Ortadoğu Anadolu, TRC: Güneydoğu Anadolu.

 

Yorum Yazın