Kar beyazdır

Geçmişten günümüze her birinin bir melek tarafından indirildiğine inanılır ve anlatılır. Göreni mutlu eden, yüzlerde tebessüm oluşturan beyaz mucize, bugünlerde yurdun dört bir yanını kapladı. Beraberinde sükûneti getirdi. Farklı olan her şey bir anda saflığın, masumiyetin, bereketin, kundağın ve kefenin rengine, beyaza büründü.

Gözümüzü ve gönlümüzü meşgul eden nesneleri bir çırpıda sıradanlaştırdı, hatta aynılaştırdı. Sanırım iç dünyamıza seyr-ü sefer düzenlemenin tam zamanı.

Sıcacık evlerimizde camların arkasında çaylarımızı, kahvelerimizi yudumlayıp manzaranın tadını çıkarmanın ötesine geçmeli yağan karın bize düşündürdükleri. Soğukta ekmek kuyruğunda bekleyen savaş mağdurları gibi içimiz titremeli, yemek bulamayan hayvanların açlığını dert edinmeli, evsiz barksız sokakta yaşayan insanların yalnızlığını hissetmeliyiz.

Soğuk ve karlı havalarda herkesin dilinden ortak bir dua dökülür; ‘Allah bu havada kimseyi dışarıda bırakmasın’. Oysa Türkiye genelinde 70 bin ila 100 bin, İstanbul’da ise 7 bin ila 10 bin civarında insanın sokaklarda yaşadığı düşünülüyor. Bu insanlarla alakalı ciddi bir veri çalışması henüz yapılmamış. Zaten veri toplanacak kadar çalışma yapılmış olsaydı, bir kısmını sokaktan kurtaracak projeler üretilir, rehabilitasyon merkezleri kurulurdu. Özellikle 18- 60 yaş arasındakiler için sığınacak ne bir ev ne de bir bakım evi mevcut. Sokakları mesken edinmiş çocuklar ve yetişkinlerle ilgili yapılanlar birkaç popülist görüntünün ötesine geçmiyor maalesef.

Devletin yükümlülükleri dışında, bizler de ne yapabileceğimizi düşünmeliyiz. Hayıflanmanın ötesinde harekete geçmeliyiz. Çünkü herkesin gücü nispetinde yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır. Yeter ki gönlümüzü, gözümüzü kapatmayalım.

Sezai Karakoç ‘Kar’ şiirinde şöyle seslenir: “Karın yağdığını görünce/kar tutan toprağı anlayacaksın.” Toprağı anlamak özümüzü anlamaktır. İnsanın özünde yardımseverlik, sevgi ve paylaşmak var; benlik değil, biz duygusu var. ‘Biz’ olduğumuzda mutlu oluruz. Tıpkı kar taneleri gibi birbirine dokunmadan, birbirini yok etmeden aynı toprağa inmeyi başarabilirsek yeryüzü barışın, kardeşliğin ve sevginin beyazına bürünür.

 

Yorum Yazın