Bir Siyasi Teşekkül olarak İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Kuruluşu

1876’da Kanun-i Esasi ve parlamenter sistem Batılı fikirlerden etkilenmiş olan Genç Osmanlıların etkin rolüyle gerçekleşmişti. Ancak Rusya ile meydana gelen 93 Harbi’nin feci neticesinde Sultan II. Abdülhamit 31 Ocak 1876 tarihinde Rusya ile ateşkes imzalamıştı. Kısa bir süre sonra da Sultan tarafından Meclisi-ı Mebusan feshedilmişti. Çünkü savaşa ülke içindeki muhalefet baskısının etkisi neden olduğu gibi, […]

Birinci Jön Türk Kongresi

Birinci Jön Türk Kongresi, imparatorluğun bütün milletlerinin ve muhaliflerinin katılımıyla, Jön Türkler arasındaki gruplaşmalar ve azınlıkların farklı talepleri ve faaliyetleri istikametinde, yapılacak ıslahat konusunda ortak bir paydada buluşma amacıyla 1902’de Paris’te toplandı.[1] Kongreye katılacak olan davetlilerin ikametgâh ve yol masrafları gibi maddi meseleler Prens Sabahattin tarafından ayarlamıştır. Sultan II. Abdülhamit’in kongrenin toplanmasına engel olmaya çalışması […]

Bir Osmanlı Bürokratı Yusuf Franko’nun Karikatürleri

Osmanlı İmparatorluğu’nun XIX. yüzyıldaki  önemli bürokratlarından biri olan Yusuf Franko Kusa Bey (1856–1933), aynı zamanda yetenekli bir karikatüristtir. Osmanlı Hariciyesi’ndeki görevi nedeniyle ve hayatının büyük bir kısmını da İstanbul’da geçirmiş olduğu için, Pera cemiyet yaşamının önemli bir parçası ve iyi bir gözlemcisiydi. Büyükelçiler, diplomatlar, bakanlar, paşalar, opera sanatçıları, ressamlar, monşerler ve madamların pek çoğu  Pera […]

SİYASET FELSEFESİ ve AHLÂK FELSEFESİ

Siyaset felsefesinin temel konusu siyasal gücün ahlâkî olarak değerlendirilmesini kapsar. Siyasal gücün en mühim tezahürü, toplumun diğer bütün bireyleri, kurumları ve kurallarının üzerinde en güçlü etki ve yetkiyle donatılmış yönetime ve bunlarla ilgili kanunlara sahip olan devlette ortaya çıkar. Siyaset felsefesi bu güçlü siyasal iktidarları ahlâkî kontrol altına alarak iktidarın kaynağı, sınırları, amaç ve hedefleri hakkında […]

Osmanlı’nın Çöküş Nedenlerinden Biri: Baltalimanı Antlaşması

Bir binayı ayakta tutan kolonlar olduğu gibi, devleti de ayakta tutan bazı ‘’temeller’’ vardır. Nasıl ki kolonlardan biri yıkıldığında binanın çöküşü başlıyorsa, devletin dayandığı temellerden birisi de yıkıldığında, devletin çöküş süreci başlamış demektir. Kolon benzetmesi yaptığımız devletin temellerinden en önemlilerinden biri de ekonomik yapısıdır. Ekonomik sistemi çökmüş bir devletin, daha sonra siyasi ve fiili yıkıma […]

Osmanlı tarihinin ilk darbesi: Buçuktepe İsyanı

Ülkemizdeki kronik Darbe sorununun temeli  sanılanın aksine Cumhuriyet Dönemiyle ortaya çıkmamıştır. Darbe mekanizmasının dayandığı tarihsel sistematiğin kaynağını birden fazla sebep oluşturmaktadır. İmparatorluğun en kuvvetli dönemlerinde de, en zayıf anlarında da Asker, siyasete her daim müdahil olmuş ve yıkılış sürecine kadar bu vesayet kendini hissettirmiştir. 36 Osmanlı Padişahının 12’si Askeri Darbe ve isyanlarla tahttan indirilmiştir. Bu […]

Ulus Kimliği ve Modern Ulus-Devletler

Ulus sorunu temelde uluslaşma olgusundan ve bu durumun ortaya koyduğu ulus kavramından kaynaklanmaktadır. Ulus kavramı tarih sahnesine daha çıkmadan insanların topluca yaşamasından meydana gelen birlikteliklere ya da insanların topluca birlikte yaşadığı sosyal yapılanmalara sosyolojik açıdan toplum adı veriliyordu. İnsanların doğal yapılarından ileri gelen sosyal yaşam gerçeği ileri giderek zaman içerisinde süreklilik göstermeye başlayınca, belirli bölgelerde […]

Mısırlı Arkeolog ve Tarihçi Dr. Zahi Hawass Heritage İstanbul için Türkiye’ye Geliyor

Mezhep Ayrımının İslam ve Batı Dünyasındaki Rolü – II: Batı

Seri yazımızın birinci bölümünde Mezhep ayrımının İslam Dünyasındaki (Doğu) etkin denge rolü üzerinde saptamalarda bulunmuştuk. Serinin ikinci bölümünde mezhepçiliğin Batı Dünyasındaki rolüne Rönesans ve Reform gibi iç dinamiklerle birlikte göz atacağız. Başlarken; Nerede olursak olalım ilim ana yurdumuzdur, bilgisizlik yabancı bir yer. – İbn Rüşd (Rönesans’a giden yolun da, bilim devriminin de, aydınlanma çağının başlamasının da […]

Fânî Dünyanın Sefası Bir Kuru Kavga imiş

Aşık Mahzuni Şerif bir ezgisinde “Fânî dünyanın sefası bir kuru kavga imiş, gerçeğiyle insan olmak her şeyden âlâ imiş” der. Yunus Emre’yi anımsatan, ne özlü bir deyiş. İnsanı, insana hatırlatıyor. Varlık içinde insandan başka bu denli kendine yabancılaşan, kendini unutan bir varlık daha var mıdır? Hele kendi nefsini unutup, diğer insanlarla giriştiği rekabet ve kavgaya […]