Gölgeler

Ateş dans ediyor duvarda. Sanki bütün oda yanıyor. Daha da yaklaştırıyorum elimi muma. Gözlerimi kapattığımda her şey yok oluyor. İçimde denizler, dağlar, nehirler… Gecemde yıldız yağmurları var. Dağlarım kum olup birer birer çöküyorlar. Denizlerim ve nehirlerim ayağa kalkmış birbirlerine çarpıyorlar. Üstüm başım sırılsıklam. Kim inkar edebilir. Elimle beraber bütün kainat yanıyor. Kim bilir diğerlerinin kainatlarında […]

Şeker Gübresi

Bir tavan arası boşluğu, göze takılan, fareler bile girememiş içeri. Susmuş zamanından önce ağustos böcekleri. Kaleminin ucundaki tohumları görkemli ağacın, kalmış gölgesinden. Şeker gübresinde büyümüş biber, diğer biberin içinde. Yorulmuş parmakları, fazlaca alev almış odun ateşinde. Uyuyakalmış değer verdiği, sorgusunda düşüncelerin. Kaçmış uykusu diğerinin, farkında olunmamış bir dalışta. Tutacağını sanarak boşluktaki zamanı, kaldırmış elini yukarıya. […]

STALKER – BİR ANKARA ROMANI

“Yıllar önce, uzay ve zamanın ortaya çıkmadığı dönemlerde, başka bir evrende tekrar karşılaşmıştık seninle. Sen Satürn’e gitmek istiyordun ama Satürn henüz var olmamıştı ve ben bir şarkı yazmıştım Satürn’ü anlatan…” “Antik Roma’da insanlar karanlık bir dönemi geride bıraktıklarında şöyle derlerdi: Per aspera ad astra (Zorlukları aşarak, yıldızlara doğru). Bu dünyada yaşam yok. Ama bir gün […]

Kitap Tanıtımı: Kaotika

Önce “göz” vardı. Sonra göz, töz’e ve söz’e dönüştü…  “Sanki ağzını açıp tek bir söz söylese, etrafını saran boşluk dağılacak, içini kemiren hayaletler yok olacaktı. Belki de çocuk, vereceği tek yanıtla, yaralı hayvan yanını yalayacak, eksik kalmış insan hamurunu mayalayacaktı. Ölmemek için birbirleriyle konuşan tanrılar kadar kesintisiz konuşmaya can attı onunla. Nedense çıkmadı sesi. Çünkü […]

Ayna: Ölüme Övgü

Uykulu gözlerle uzun uzun baktı bana. Kabusları henüz peşini bırakmamıştı. Yüzüne serin bir su çarptı ve tekrar baktı boş gözlerle. Hızlıca kahvaltısını yapıp, alelacele giyindi. Ve sonunda beklediğim o an… Hoşnut bir şekilde inceledi kendini. Siyah saçları, siyaha yakın kahverengi gözleri, uzun kavruk yüzü… Her detayı bir ressamın, bir heykeltıraşın elinden çıkmış gibiydi.  Birden yüzünü […]

Nehir Rigel

Nehrin ardındaki dağların tepesinden geliyordu müzik, bir seyre dalış görkeminde, duyumsal şölen misali. İçinden çıkmış bir arı kovanı, vızıltılar petekleşmiş içinde, olmaması gereken bir yerde, yuva kurmuş kendine! Reddetmiş bedenini, kırıntıları kalmış bir yansımada o sivriliğin. Keskin değildi, görebildiği kadar gözlerin, etkisi kaçınılmaz olsa da sisli ormanın. Kesiyordu eteklerini en derinden yüzeye doğru. Doldurdu ciğerlerini, […]

Hazin hazin esen gece yelleri

Hazin hazin esen gece yelleri Bu ağır kış yaz olsun da geleyim Sevdiğimin pek müşküldür halleri Küskün gönlüm haz olsun da geleyim Bad-ı saba yare söyle cevabı Aşık ma’şukunu arzular, tabi Dar günde yetişir Hızır-ı Nebi İniş yokuş düz olsun da geleyim İzhar olmamışam hala Nihan’ım Canım size kurban eşim, yaranım Gelmeğe bırakmaz sabi-sübyanım Bunlar […]

Vicdan

Kelimeler mi tükendi, kulaklar mı tıkandı? Niçin bu suskunluk vicdanım? Bin umutla çağırıyorum adını her yanda, Haykırışlarım yorgun, Nihayetsiz dönüyor biçare adımlar. Yoksa kurudun Kara kışa mı karıştın? Buz kesen yüreklerde Senden ne bir haber ne bir iz var. Vicdan Emre Bağce Emre Bağce şiirleri

Çöldeki Damla

Tek bir şarkı, değiştirebilirdi hayatınızı, her anlamda hemde. Şarkıların girişleri her zaman önemli olmuştur benim için, o yakalama etkisi kaçınılmazsa , sonrası bir rüzgar etkisiyle esip geçerdi içinizden. İlk titreşim aslında iyi hissettirirdi, çarpışma anı kaçınılmazdı duygularla, sonrasında yüzde oluşan bir tebessümle , her şeyin ötesine geçiş başlardı. Tek bir kelime bir kitap yazdırabilirdi kişiye, […]