Konuşmasalar da hastalıklarını anlatabiliyorlar

Sabit bir noktayı boş bakışlarla izleyen bir köpek, sağ yana doğru yürüyen bir kedi… Kedi ve köpek’ler konuşamıyorlar, dertlerini kelimelerle anlatamıyorlar, başlarının ağrıdığını söyleyemiyorlar ama aslında küçüğünden büyüğüne tüm hastalıklarını fark edebilmemiz için bize bütün ipuçlarını veriyorlar. Köpeğimizin kuyruğunu sallayarak bizi oyuna davet ettiğini, kedimizin ise sinirli olduğu zaman kuyruğunu salladığını biliyoruz. Beden dilleri, sağlık durumları ile ilgili de hayati önem taşıyan ipuçları veriyor. Yaşadıkları birçok rahatsızlık davranışlarına yansıyor. Hastalandıklarında ağlamasını, inlemesini beklemek sadece zaman kaybıdır. Çünkü hayvanlar insanların aksine, hastalıklarını belli etmek istemiyorlar. Ev hayvanlarında en sık görülen rahatsızlıkları zamanında fark edebilmeniz için sizlere küçük bir rehber…

Ateşi çıkınca serin yere yatar

Kedi ve köpek’te ateşin en büyük belirtisi burnundaki kuruluk, burun çevresinde beyaz tebeşirle çizilmiş gibi bir çizgi, iştahsızlık, düşkünlük ve halsizliktir. Ateşini düşürmeye çalışan kedi ve köpekler içgüdüsel olarak serin yerlere uzanmayı tercih ederler. Ateşten halsizleşen hayvan, sahibinin kucağı ya da koltuk ve masa altları gibi güvenli bulduğu yerlere sığınır. Birçok hastalığın başlangıcı olabilecek ateşin yüksekliğinde kuyruk ve kulaklar geriye düşer. Hayvanın koltuk altı ve karın gibi tüy yoğunluğunun seyrek olduğu bölgelerden çıplak elle ateş hissedilebilir.

Karnı ağrıyorsa kendini sevdirmeyebilir

Kedi ve köpek’lerde şiddetli olmayan ağrılar davranış ve duruşlarından çok hayvanın karın bölgesine yapılan baskı ile anlaşılır. Karın ağrısı şiddetliyse hayvan yemek istemez ve serin yerlerde karın üstü yatmayı tercih eder. Sırtını kambur tutarak karnına olan baskıyı azaltmaya çalışır ve karnına dokunulmasına izin vermez. Karın ağrısı çeken bir hayvanın karın kasları hareket etmediği için solunumu sırasında sadece göğüs kaslarının hareket ettiğini görürüz. Bazı karın ağrılarında ise ayaklar kenarlara doğru açılır ve o şekilde hareket edilir. Kedi ya da köpeğin bakışları donuklaşır ve belli bir noktaya dalarlar. Bazen kedi ve köpeklerin karın ağrısında ot yediği gözlenir ama her zaman gözlenen bir belirti değildir.

Başını eğdiği yöndeki kulağı ağrıyor demektir

Kedi ve köpek’lerde en sık görülen rahatsızlık olan kulak ağrıları öncelikle akıntı ile kendini belli eder. Akıntı içeride kalıyorsa, kötü kokan bir kulak da problemine işarettir. Kulağı ağrıyan hayvan başını ağrıyan tarafa doğru eğerek dolaşır. Özellikle köpekler kulaklarına pisi pisi otu gibi bir yabancı cisim kaçtığında ya da banyo sırasında kulağa su kaçırıldığında ve kulak içinde enfeksiyon oluştuğunda başlarını şiddetli bir şekilde sık sık sağa ve sola sallarlar. Oldukça rahatsız edici olan kulak ağrısı hayvanda agresif davranışlara da sebep olur. Genellikle ağrılı kulak problemlerinde kulakta enfeksiyon da olduğundan, hayvanda ateş ve iştahsızlık da vardır.

Dişi ağrıyorsa yemek yemez

Diş ağrısı hayvanlarda dışarıdan bakılarak en kolay tespit edilen rahatsızlıktır. Dişi ağrıyan hayvan yemek istemez, acıktığında yemeğini ağzına alır ve yiyemeden geri çıkartır. Diş ağrısı yüzünden yutkunma güçlüğü çektikleri için salya akıntısı görülür. Çürük diş ağızda enfeksiyona sebep olduğu için ağız bölgesi kızarır ve kötü koku oluşur. Köpekler yemek yemenin ağrı verdiğini gördükten sonra şartlanarak yemeği görünce kaçarlar.

Çarpık yürüyüş hayra alamet değildir

İdrar yollarının tıkanması durumunda hayvan idrarını yaparken ağrı duyacağı için ya az yapar ya da hiç yapmaz. Ağrı nedeniyle çarpık yürüyüş, belli bir yöne eğik yürüyüş gibi anormallikler görülür. Bazı böbrek hastalıkları da idrar yollarını etkiler. Bu tip hastalıklarda bazen aşırı idrara çıkma görülür. Bazen de idrarda kan gözlenir. Çoğu zaman ise idrar yolu tıkanıklıklarına bağlı olarak kedi ya da köpeğin 2-3 dakika aralıklarla çişini yapma pozisyonu aldığı gözlenir.

Tuvalet problemi psikolojik rahatsızlığın işareti olabilir

İştahsızlık, keyifsizlik, çevreye ve sahibine karşı ilgisizlik veya saldırganlık psikolojik sorunların temel işaretleridir. Tuvalet alışkanlığında değişkenlik ve düzensizlik de stres altındaki hayvanların en sık verdiği tepkidir. Kedi ve köpekler psikolojik bozukluk yaşadıklarında kuyruklarını kovalayıp daireler çizer, kuyruklarını yer ve kendi ayaklarını kemirirler. Takıntılı bir şekilde belli bir bölgeyi kaşıma ve yalama, olduğu yerde sıçrama, gıda olmayan maddeleri yeme ya da kemirme de en sık rastlanan belirtilerdendir.

Yazın bunlara dikkat

Kedi ve köpeklerin yazın balkon, araba gibi kapalı ve güneş ışığına direkt maruz kaldıkları yerlerde bırakılması ölümcül sonuçlara yol açar. Aşırı ısı karşısında terleyemediği için sıcaktan yoğun olarak etkilenen hayvanların mutlaka hava sirkülasyonu olan bir yerde tutulması gerekir. Özellikle uzun kulaklı köpekler yazın kulaklarına pisi pisi otu kaçması sonucu büyük acı çekerler ve sağır olma riskiyle bile karşı karşıya kalabilirler. Yazın bahçe, park ve ormanlarda gezdirilen köpeklerin dolaştırıldığı yerlere dikkat etmek gerekir, sık rastlanan bir yaz problemi olan pisi pisi otunun köpeğin kulağına kaçması halinde kesinlikle veteriner tarafından çıkarılması gereklidir.

Isınan havalarda pire ve kenelerin sebep olduğu hastalıkların önüne ancak düzenli pire kene damlası ya da pire kene tasması kullanarak geçmek mümkündür. Denize giren köpeklerin çıktıktan sonra temiz suyla yıkanması köpeğin cilt sağlığı için büyük önem taşır. Lütfen ihmal etmeyin.

Açık renk tüylü köpeklerde güneş yanıkları riskine karşı köpek gündüz saatlerinde mümkün olduğunca güneşten uzak tutulmalıdır.

Umarım bu kısa ve faydalı bilgiler bir nebze olsun hayvanları anlamamıza ve bilincimizin artmasına katkı sağlar.

Güzel günler dilerim…

Yorum Yazın