Komşuluk İlişkileri

Bizim zamanımızda komşu denince akan sular durur; ekmeğini, çorbanı, aşını ve gözünden akan yaşını bile paylaşırdın. Üzüntünü, sevincini, acını, yani yaşamını paylaşırdın. O günleri çok özlüyorum.

Çok eski değil, yetmiş altıda İstanbul’a, Beşiktaş’a geldim. Orada otuz sene oturdum. Oradaki komşularımız da aynıydı ama son on yıldır Ataşehir’de 76 daireli bir sitede oturuyorum. Kimse kimseyi tanımıyor. Son iki senedir benim evimden iki cenaze çıktı. Kimsenin haberi yok.

Biz niçin böyle olduk?

Bize büyüklerimiz derdi ki “komşu komşunun külüne muhtaçtır”. Şimdi bırakın külü, selam bile vermiyorlar. Çok üzülüyorum. Ben evimde tek başıma yaşıyorum. Bir kere soran yok, “bir şeye ihtiyacın var mı?” Çok şükür kimseye muhtaç değilim. Çocuklarım gelip gidiyor ama bir de kimsesi olmayanlar var. Onlar için çok üzülüyorum ve eski komşulukları geri istiyorum. Gerçekten komşunun komşuya ihtiyacı var.

Allah’ım bizi iyilerle karşılaştırsın, benim eski komşularım gibi.

Komşuluk İlişkileri hakkında yazı
Lütfiye Saka

Yorum Yazın