Mevlana: ‘Altın ve gümüşün esiri olma’

Ey oğul hür ol, maddenin esiri olma:
Ey oğul bağlanma hür olmaya bak,
Ne zamana kadar altın ve gümüşün esiri olacaksın?
Denizi bir kovaya boşaltmaya çalışsan da,
Kova, bir günlük ihtiyacını alır ancak.
Mesnevi III/9-20

 

Her dönemde hayata yön veren ve hayatı anlamlandıran şahsiyetler olmuştur. Kimi içinde yaşadığı topluma hitap etmiş, kimi de zaman ve mekanın ötesine geçmiştir. Bu şahsiyetler sadece bir gruba veya bir millete ait olmayacak denli evrensel bir konuma ulaşmıştır. Tüm insanlığın ortak değeri olmuşlardır. Yukarıdaki mısraların sahibi Mevlana da bunlardan biridir. Hem kendi zamanına hem de yüzyıllar ötesine hitap eden Pir Rumi, hiçbir kalıba sığmayan, kişiliğinde herkesin kendini bulduğu gönül eğitimcisi.

Gerçek aşka, güzel ahlaka, alçak gönüllülüğe, sabra ve doğruluğa davet eden Mevlana bu mısralarla akıbeti görür gibi istikbali tasavvur ediyor ve insanın metaya olan aşırı meyline işaret ediyor. Mevlana’dan sekiz yüz yıl sonrası, günümüz, insanlar hep mal, daha fazla mal biriktirme uğraşında. Yaşadığımız zaman göz önüne alındığında bu mısralar daha da anlamlı hale gelmektedir. Toplumun her katmanında görülen bu durum insanların birbirine olan sevgi, merhamet ve şefkat duygularını da kısırlaştırmış durumda. Bir yarış halini alan maddeye olan esaret, ilmi muktesebatla yontulamamış ve eğitilememiştir. Biriktirme hırsı artan oranda devam etmekle birlikte, başkasına ait olanı da elinden alma haline dönüşmektedir. Oysa,

Aşırı madde sevgisi insanı batırır:
Gemiye su girince gemi batar,
Altına su verilince gemi yüzer.
Mesnevi I/ 985

Bu mısralarda olduğu gibi, her şeyin sonu kendi cinsindendir. Bu yüzden bir seçim yapmak, hayatı ona göre yönlendirmek gerekir. Hiçbir hedefi olmayan zenginlik ve mal biriktirmek mi yoksa var olanın efendisi olup özgürleşmek mi? Önemli olan tercih yapmaktır. Aksi takdirde servet ve zenginliğin en büyük düşmanı yangınlar ve hırsızlardır.

2-9 Aralık Mevlana Haftası dolayısıyla büyük mutasavvıfı rahmetle anıyorum.

 

Yorum Yazın