Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki…

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki… 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde iki çocuk annesi bir kadın, bir can, canını kurtarmak ve geceyi geçirmek için çocuklarını dahi yanına alamadan bir tıp merkezine sığınıyor ve zavallı kadın orada kocasının bir akrabası tarafından kurşunlanarak öldürülüyor.

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, dünyaya barış götürmek bahanesiyle savaşlara ve işgallere girişen ülkede sadece bir yılda 250 bin kadın tecavüze ya da cinsel saldırıya uğruyor. İşgal ettiği ülkelerde ise milyonlarca insan öldürülüyor; onbinlerce kadın ve çocuk tecavüze uğruyor, işkencelerden geçiyor.

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, çok sayıda genç ve kadın toplumun alt katmanlarında yaşam mücadelesi veriyor; ruhsal, bedensel, ekonomik sıkıntıları yetmiyormuş gibi, bir de her türlü şiddetin kurbanı oluyor. Lise ve üniversite çağındaki gençlerin neredeyse beşte biri tecavüze veya cinsel saldırıya uğruyor. Çocuklarımız da bu şiddet ve tacizden paylarına düşeni fazlasıyla alıyor.

Ve öyle bir dünyada yaşıyoruz ki orada milyonlarca insan acı çekiyor fakat insanlar başlarını yastığa koyup rahat rahat uyuyabiliyor.

“Fırat’ın kenarında bir kuzu kaybolsa, bu sebeple Allâh’ın beni hesâba çekmesinden korkarım” sözü sanki bu dünyada hiç söylenmemiş gibi, öyle bir dünyada yaşıyoruz ki…

Yorum Yazın