Planlı Eskitme Politikası

“Planned obsolescence” şirketlerin tüketim mallarını kasıtlı olarak uzun süre dayanamayacak şekilde tasarlamaları olarak ifade eden bir üretim politikasıdır. Türkçeye yaygın olarak planlı eskitme olarak çevrilen bu uygulamayı planlı işlevsiz hale getirme ya da kısa sürede yenilenecek mal üretme politikası olarak ifade etmek söz konusu politikanın içeriğini daha açık sergiler. Planlı eskitme, tüketimi kamçılayan ve satışların arttıran bir taktik olması itibariyle ekonominin çarkını hızlandıran bir şeydir. Aynı zamanda tüketiciyi yeni olanı almak üzere yönlendirir.

Planlı eskitmeyi eleştirenler şirketleri dürüst olmamak ve savurganlıkla suçlarken, destekleyicileri ise bu politikanın ekonomi için iyi olduğu iddiasındadırlar çünkü ekonomik büyüme ürünlerin hızlı tüketilmesi ve tüketimin devamlılığına bağlıdır.  Bu nedenle ürünler yeni model adı altında çok küçük değişikliklerle yeniden üretilip yeniden tüketilmektedir. Günümüzde kitlelerce kullanım yaygınlığı göz önüne alındığında neredeyse artık “temel” ihtiyaç halini almış elektronik aletlerde belirli periyodlarla model yenilemeler ve garanti süresi gibi “işlevsel” araçlar planlı eskitmeye dahil edilebilecek niteliktedir. Üretim süreçlerinin kısalması, model yenilenme hızı gibi olguların arka planında tüketimin sürekliliğini sağlamak adına uygulanan planlı eskitmenin hayati bir uygulama halini aldığı söylenebilir. Tüm şirketlerin söz konusu politikayı takip ettiğini söylemek için elimizde veri olmamasına rağmen, günlük hayatlarımızda sıkça karşılaştığımız durduk yere kullanılamaz hale gelen elektronik ürünler ve tamir edilemezlikleri, kullanım ömürlerinin kısalığı ve üretici firma tarafından belirlenen ve tüketiciye deklare edilen ömür süresinin varlığı bile planlı eskitme uygulamalarının varlığına kanıt oluşturmaktadır.

Çok basit bir soru sorulabilir: Teknolojik ilerlemenin boyutlarıyla ürünlerin yalnızca birkaç senelik ömrünün olması çelişmiyor mu? Bunun cevabı kapitalist üretim mantığı ve satış politikalarında yatmaktadır. Planlı eskitme konusu yalnızca şirketlerin uyguladığı bir politika olmaktan çok daha fazlasıdır. Bu politikanın zemininde sistemin kendini yeniden üretmesini sağlamak için tüketimin devamlılığına muhtaç olması ve bunun sağlanması için ürünlerin devamlı model yenilemesi adı altında ufak değişikliklerde yeniden tüketime sunulmalarıdır. Bunun sürdürülebilir olmadığı atık sorununun neden olduğu çevresel problemler göz önüne alınırsa oldukça açıktır.

Üreticiysek uzun ömürlü ürünler üreterek ve tüketici olarak da bu politikaya bağlılık ile üretim faaliyetlerinde bulunan firmalardan alışveriş yapmayarak en azından desteklememe özgürlüğümüz var ancak bu özgürlüğün sınırları bizim yaşam tarzımıza bağlı olarak şekillenmektedir. Alışageldiğimiz gündelik yaşam pratiklerinin ve günümüz kapitalist toplumlarındaki yaygın yaşam tarzının sürdürülebilir olmadığını kabul edip yeterli kategorisini tekrar hayatımıza sokarak bir adım atabiliriz.

Planlı Eskitme Politikası
Nermin Kılıç Akoğlan

Yorum Yazın