Rize ve Karadeniz Gök Mavi, Yer Yeşil, Denizin Ucu Bucağı Yok

Bu yazımda toprağım Rize’yi, Karadeniz’i ve insanını yani bizleri yazmak istedim.

Bizim oralar yokuştur, engebelidir. Çalışmak, yük taşımak bile zordur ama insanımız güçlüdür, kuvvetlidir, inattır, sinirlidir ama insan gibi insandır. Çok çalışırız. Gelir kaynağımız sadece çaydır; buna rağmen devletimizden bir şey beklemeyiz. Yolumuzu kendimiz yaparız, suyumuzu, elektriğimizi, telefonumuzu kendimiz alırız, getiririz.

Ben dokuz yaşındaydım. Elektrik direklerinin dibine taş taşıdım. Bu yalnız benim için geçerli değil. Hepimiz böyleyiz. Bilmiyorum, balıktan mı, hamsiden mi, yoksa çaydan mı, yoksa mısırdan mı —şimdi o da yok ama— gerçekten güçlüyüz. Ben altmış yaşındayım. Benim yaptıklarımı bugünkü yirmi yaşında biri yapamaz. Yani bu konuda mütevazı olamayacağım.

Dilerim ki imkânı olan gidip oraları görsün. Eğer dünyada cennet varsa, Karadeniz’dedir. Gök mavi, yer yeşil, denizin ucu bucağı yok. Yaylaları görürseniz ayrılamazsınız. Uzun Göl, Sümela, Sultan Murat, Ayder, Anzer, Ovit, bunlar aklıma gelenler.

Size kısaca doğup büyüdüğüm, yirmi beş yaşına kadar yaşadığım yerleri anlatmaya çalıştım. Gidip görmeniz lazım. En güzel zamanı Temmuz ayı diyebilirim.

rize-ve-karadeniz-gok-mavi-yer-yesil-16

 

 

 

Rize ve Karadeniz: Gök Mavi, Yer Yeşil, Denizin Ucu Bucağı Yok
Lütfiye Saka
Ayder Yaylası
Anzer Yaylası
Ovit Yaylası
Sultan Murat Yaylası
Uzungöl

Yorum Yazın