Sağlık Hizmetlerinde Yapay Zekâ ve Robotlar

Sağlık Hizmetlerinde Yapay Zekâ ve Robotlar - Harun Kırılmaz

Geçmişten günümüze teknolojik değişimin pek çok alanda etkisinin olduğu yadsınamaz bir gerçekliktir. 1700’lü yıllarda buhar makinesinin icadı ile başlayan endüstriyel devrim, diğer bir ifadeyle ilk sanayi devrimi (Endüstri 1.0), sadece su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıkarmakla kalmamış, ekonomiden siyasete, üretim biçimlerinden endüstriyel ilişkilere kadar hemen hemen her alanda köklü değişimleri de beraberinde getirmiştir. Benzer şekilde, 19. yüzyılda ikinci sanayi devrimi (Endüstri 2.0) ile buhar ve su gücünün yerini elektrik gücü almış ve iş bölümüne dayalı seri üretim sürecine geçilmiştir. 20. yüzyılda bilgisayarın icadı, elektronik araç gereçlerin kullanımı ve bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle üretim süreçleri otomasyona bağlanmış ve bu dönem üçüncü sanayi devrimi (Endüstri 3.0) olarak ifade edilmiştir.

İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl ise yeni bir sanayi devrimine ev sahipliği yapmaktadır. Dördüncü sanayi devrimi (Endüstri 4.0) olarak ifade edilen bu döneme, teknolojik değişimler neticesinde damgasını vuran gelişmelerin başında kuşkusuz “internet”, “yapay zekâ” ve “robot teknolojisi” gelmektedir. “Özerk robotlar”, “simülasyon”, “sistem entegrasyonu”, “nesnelerin interneti”, “siber güvenlik”, “bulut bilişim”, “3D baskı teknolojisi”, “arttırılmış gerçeklik” ve “büyük veri” bileşenlerinden oluşan Endüstri 4.0 ile eğitimden sağlığa, güvenlikten diplomasiye, ticaretten hukuka kadar bütün alanlarda geçmiş sanayi devrimleriyle karşılaştırılamayacak ölçüde esaslı değişimler dünyanın gündeminde yer almaktadır.

Son dönemde medyaya yansıyan “Bir robota vatandaşlığı ilk o ülke verdi”, “Robotlar için yasa geliyor”, “Sanayi 4.0 ile robotların hukuku devreye giriyor”, “İlk robot avukat göreve başlıyor”, “Hukuk bilimi robot teknolojilerine hazır mı?”, “Yapay Zekâya Hukuki Kişilik Tanınması”, “Yapay zekâ tıbbi teşhis koymayı öğrenebilir mi?”, “Endüstri 4.0 sağlık sektörünü nasıl değiştiriyor?” “Sağlıkta dijitalleşme sürecinin vatandaş ve sağlık çalışanlarına etkileri” gibi manşetlere göz atıldığında Endüstri 4.0’ın etki alanlarını ve ortaya çıkardığı / çıkaracağı sonuçları tahmin etmek çok da zor olmasa gerek.

İlk kez Karel Capek’in 1920 yılında yazdığı “Rossum’un Evrensel Robotları” isimli tiyatro oyununda yer alan “robot” kavramı “işi yapan, hizmet eden” anlamına gelmekle birlikte; 1959 yılında George Devol ve Joseph Engelberger tarafından endüstriyel alanda kullanım için ilk robotun geliştirilmesiyle birlikte “otomatik olarak kontrol edilen, yeniden programlanabilir, üç ya da daha fazla eksende çok amaçlı dönebilir şekilde programlanabilir, kullanım amacına bağlı olarak ya bir yere monte ya da hareketli haldeki endüstriyel otomasyon uygulamaları” olarak tanımlanmıştır. Endüstriyel anlamda üretim süreçlerinde yaklaşık 60 yıllık geçmişe sahip olan robot teknolojisi, Endüstri 4.0 ile birlikte çok daha farklı bir boyuta taşınmıştır. Yapay zekâ ve arttırılmış gerçeklik ile güçlendirilen robotlar, sadece üretim sürecinde bir “makine” olmanın ötesine geçerek insanın yerini alma, hatta insanın rakibi olma noktasında önemli gelişmelerin yanı sıra ciddi endişelerin de kaynağı konumuna gelmiştir.

Endüstri 4.0’ın ve bu doğrultuda yapay zekâ ve arttırılmış gerçeklik ile güçlendirilen robotların etkili olduğu alanlardan biri de sağlık sektörüdür. Sağlık hizmeti sunumunda teknolojik araç ve gereçlerinin kullanımının önemi tartışılmaz bir gerçekliktir. Kuşkusuz Endüstri 4.0 ile birlikte sağlık sektöründe teknolojik değişimler daha hızlı bir şekilde yaşanmaktadır. Teşhis ve tedavi süreçlerinde teknolojinin kullanımını Endüstri 4.0 öncesine götürmek mümkün olmakla birlikte, bu dönemle birlikte sağlık hizmeti sunumunda insan ve bilgisayar etkileşiminin öncelikli hale geldiği ve bilgi teknolojilerinin daha önem kazandığı görülmektedir. Bu süreçte teşhis ve tedavi süreçlerinin tüm aşamalarına hâkim, özerk ve nitelikli insan gücü ihtiyacı ortaya çıktığı gibi; örgüt yapılarında, sağlık çalışanlarının rollerinde, teşhis ve tedavi süreçlerinde önemli değişimler de yaşanmaktadır. Diğer taraftan bu süreçte robotların sağlık çalışanları ile birlikte ve yaşanan gelişmeler doğrultusunda yakın bir zamanda sağlık çalışanlarından bağımsız ve özerk hareket imkânına kavuşacaklarını da göz önünde bulundurmakta fayda vardır.

Endüstri 4.0’ın sağlık sektörüne yansımaları konusunda ortaya konulan öngörülerin, yapay zeka ve arttırılmış gerçeklik ile güçlendirilen robotların akıl almaz gelişmelere imkan sağlayacağı yönünde hemfikir olduğu görülüyor. Yapay zekanın yönetilebilmesi, teşhis ve tedavi süreçlerinde etkin bir şekilde kullanılabilmesi için sağlık sektörünün ve sağlık çalışanlarının Endüstri 4.0 sürecine uyumlu hale getirilmesi önem arz etmektedir. Bu süreçte yapay zekâ hekimlerin teşhis ve tedavi süreçlerine önemli bir destek olma niteliği taşımaktadır. Aynı zamanda yapay zekânın hastalıkla ilgili risk faktörleri olan kişilerin sağlığını korumak ve iyileştirmek için programlar geliştirilmesine imkân sağladığı görülmektedir. Yapay zekânın hastalıklarla ilgili biyolojik süreçlerin keşfedilmesinde önemli rol oynadığı ve bu keşiflerde verilerin bir araya getirilebilmesinin doğru tedavilerin uygulanabilmesi bakımından büyük önem taşıdığı düşünüldüğünde, Endüstri 4.0’ın sağlık sektöründe çığır açacağını söylemek mümkündür. Kuşkusuz bu süreçte insan ve robot etkileşiminin sağlayacağı faydalar yanında, yol açabileceği riskleri de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Sağlık sektöründe yapay zekâ ve robotların üstleneceği rollerin multidisipliner bir bakış açısıyla teknolojik, hukuki, toplumsal ve yönetsel açıdan ele alınması gerekmektedir. Bu bakış açısı, yapay zekâ ve robotların teşhis ve tedavi süreçlerinde tahayyül edemediğimiz faydalarından istifade etmenin yanı sıra, ortaya çıkabilecek riskleri de en aza indirmemizi sağlayacaktır.

Sağlık Hizmetlerinde Yapay Zekâ ve Robotlar
Harun Kırılmaz

Yorum Yazın