Sokak

Sensiz mehtaplı bir gecede yine o sokaktan geçtim.
Bütün bedenim göz oldu ve dalgın olarak ardından dolaştım.
Senin buluşma şevkin varlığımın kadehini dolup taşırdı.
Deli-divane aşık olan o ben yine şeyda oldum.

Bedenimin saklı bahçesinde hatıralarının çiçeği yeşerdi.
Yüz hatıralı gülistanımız gülümsedi.
Yüz hatıralı kokumuz etrafa yayıldı;
Hatırama geldi: Birlikte bir gece o sokaktan geçmiştik.
Kanat açıp o yalnızlıkta dilediğimizce dolaşmıştık.
Ve bir saat o ırmağın kenarında oturmuştuk.

Sen, siyah gözüne cihanın cümle sırrının döküldüğüsün.
Ben ise senin bakışlarının temaşasında cümle yok olmuşum.

Gökyüzü tertemiz ve gece de sakin,
Bahtımız saadetli ve zaman da bizden yana.
Ayın bir parçası suyun içine düşmüş.
Ağaçların dalları mehtaba el uzatmışlar.
Gece, sahra, gül ve taş…
Hepsi gönül vermiş baykuşun sesine.

Hatırıma geldi. Sen söylemiştin:
-“Bu aşktan dur ol.”
Arada sırada suya bak!
Su geçici aşkların aynasıdır.
Bugün bakışların şüpheye esir düşmüş.
Olsun ama yarın da gönlün başkalarıyla olur.
Unutana kadar bir süreliğine bu şehirden git!

Sana söylemiştim: “Kaçış aşktan mı?” Bilmiyorum.
Senin yanından asla gidemem, ayrılamam!
Daha ilk günde gönlüm seni görmek için kanat çırpmıştı.
Bir güvercin gibi senin damına konmuştum.
Bana taş attın ama ben ne kaçtım ne de benim sana ilgim azaldı.
Aşktan kaçmayı bilmiyorum ve yapamam da!

Bir göz yaşı bir daldan akıp düştü.
Baykuş acıyla inledi ve kaçtı.
Göz yaşı senin gözlerinde titredi.
Ve ay yeni bir aşka gülümsedi.

Artık senden bir cevap alamadığımı hatırladım.
Kendimi dert, gam köşesine attığımı hatırladım.
Ama ne sana ilgim azaldı ne de bir yere kaçabildim.

Dert karanlığına sığındım o gece ve diğer geceler de.
Artık yaralı aşıktan da alamadın bir haber.
Çünkü o sokaktan bir daha geçmedin ve geçmezsin de.
Sensiz yine o sokaktan geçtim ama nasıl bir halde?

Feridun Müşiri
Çeviren: Muhammed Çelik

 

کوچه

،بی تو، مهتاب‌شبی، باز از آن كوچه گذشتم

،همه تن چشم شدم، خیره به دنبال تو گشتم

،شوق دیدار تو لبریز شد از جام وجودم

.شدم آن عاشق دیوانه كه بودم

در نهانخانۀ جانم، گل یاد تو، درخشید

،باغ صد خاطره خندید

:عطر صد خاطره پیچید

یادم آمد كه شبی باهم از آن كوچه گذشتیم

پر گشودیم و در آن خلوت دل‌خواسته گشتیم

.ساعتی بر لب آن جوی نشستیم

.تو، همه راز جهان ریخته در چشم سیاهت

.من همه، محو تماشای نگاهت

آسمان صاف و شب آرام

بخت خندان و زمان رام

خوشۀ ماه فروریخته در آب

شاخه‌ها  دست برآورده به مهتاب

شب و صحرا و گل و سنگ

همه دل داده به آواز شباهنگ

:یادم آید، تو به من گفتی

!از این عشق حذر کن»-

،لحظه‌ای چند بر این آب نظر كن

،آب، آیینۀ عشق گذران است

،تو كه امروز نگاهت به نگاهی نگران است

!باش فردا، كه دلت با دگران است

«!تا فراموش كنی، چندی از این شهر سفر كن

!با تو گفتم:‌ «حذر از عشق!؟ – ندانم

سفر از پیش تو؟ هرگز نتوانم، نتوانم

،روز اول، كه دل من به تمنای تو پر زد

چون كبوتر، لب بام تو نشستم

«…تو به من سنگ زدی، من نه رمیدم، نه گسستم

باز گفتم كه : «تو صیادی و من آهوی دشتم

تا به دام تو درافتم همه جا گشتم و گشتم

«!حذر از عشق ندانم، نتوانم

اشكی از شاخه فرو ریخت

…مرغ شب، نالۀ تلخی زد و بگریخت

،اشک در چشم تو لرزید

!ماه بر عشق تو خندید

یادم آید كه: دگر از تو جوابی نشنیدم

.پای در دامن اندوه كشیدم

.نگسستم، نرمیدم

،رفت در ظلمت غم، آن شب و شب‌های دگر هم

،نه گرفتی دگر از عاشق آزرده خبر هم

…نه کُنی دیگر از آن كوچه گذر هم

!بی تو، اما، به چه حالی من از آن كوچه گذشتم

                                            فریدون مشیری

Yorum Yazın