Sorulamayan sorular

Hepimizin hayatında önemli bir yer tutan sosyal ağlar adeta sona geldiğini hissedercesine atağa kalkmış bulunmaktadır. Bunun en güzel örneğini facebook ağında görüyoruz. Twitter’ın açılıp yaygınlaşmasıyla birlikte bu tehlikeyi gören facebook yönetimi sürekli yenilik ve güncellemeler peşine gitti. Hashtag uygulamasının tutulmasıyla birlikte kendi ağında da bu uygulamaya yer vererek ilk kopya uygulamasına başlamış oldu.

Daha sonraları ‘Zaman Tüneli’ uygulamasına geçmesi ve diğer birçok özellik ile birlikte takipçilerini kaybetmemek adına çalışmalarda bulundu. Milyonlarca üyesi olan minik bir dünya haline gelerek, bir ticarethane haline dönüşmüştü. Site yönetiminden tutun da hackerlere varıncaya kadar birçok insan bu minik dünyadan devasa para kazandı.

İnsanların dini duyguları istismar edilerek kendi çıkarları uğruna kazanımlara gidilmişti. Toplum tarafından kabul görmüş maneviyat büyüklerinin adına açtıkları sayfalar milyonlara ulaşınca, buralarda yapacakları reklam ve tanıtımlara azımsanmayacak ücretler belirlenmiş ve reklam alımları yapılmaya başlanmıştı. Anlayacağınız işin görünmeyen yüzünde çok kişi maddi olarak kazanımlara gitti.

Uzmanlar facebook ağının artık son demlerini yaşadığını ve duraklama dönemine girdiğini belirtiyor. On yıl içerisinde ise tamamen bu dünyanın kirli sayfalarına karışacağını söylüyor. Bu uyarıları dikkate alan yönetim ise yepyeni bir uygulama ile takipçilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Hızlı bir şekilde eriyen üyelerini geri getirmek ve en azından bu silinmelerin önüne geçmek adına önümüzdeki günlerde bu uygulamayı yayına alacaklar.

Bahsedilen bu uygulamanın adı ‘Paper’, yani gazete demek. Sanırım üyeler bir nevi kendi gazetelerini hazırlayacak ve bir blog şeklinde sunacaklar. İnsanlar artık daha az uğraş, daha çok görsellik ve yenilik istiyor. Bu uygulama bunu ne ölçüde karşılayacak bilemiyoruz. Ama işin gerçeği, daha çok çalışılacağı kesin…

Şimdiye kadar bu minik dünyadan bahsettik. Ve nasıl hızla değiştiğini ve geliştiğini anlatmaya çalıştık. Peki ya büyük dünyada yaşayan bizler? Biz ne kadar değişim ve gelişim içerisindeyiz? Kendimiz için ne gibi yenilikler, güzelliklerde bulunuyoruz. Kendimizi ne kadar yetiştiriyor, donatıyoruz?

Hepimizin oturup bu sorulara cevap vermesi gerekiyor. Bir sosyal ağın ayakta kalabilmesi için gece gündüz yaptığı çalışmalar karşısında biz ne yapıyoruz? Kitap okuma kültüründen hiç bahsetmiyorum bile. Ama herkes kendi uzmanlık alanında en iyisini yapmaya çalışmalı, rakipleriyle tatlı bir rekabet içerisinde olmalıdır. Sürekli düşünen ve bunun neticesinde değişen ve gelişen bir yapıya bürünmeliyiz. Emin olun bu yapıya büründüğümüz zaman herkes kazanacak. Hem biz kazanacağız hem ailemiz kazanacak ve de en önemlisi ülkemiz kazanacak. Kaybedenin olmadığı bir yapıya davet ediyorum sizi ve kendimi…

Yeri gelmişken bu bahsettiğimiz değişim ve gelişime uygun olarak hareket eden Okur-Yazar ailesi yakın zamanda ses getirecek güzel işlere imza atacak. Heyecanla bekliyoruz…

Sorulamayan sorular sorulamayan sorular

Yorum Yazın