Tevazu

İnsanı insan yapan erdemleri sırala deseler ilk olarak tevazuyu söylerim herhalde. Tevazunun çok az rastlandığı günümüz dünyasında; mütevazi insanlar daha da değerli hale gelmektedir. Değerinin bilinmesi ve hayatta iyi yerlere gelebilmesi için az tevazu göstermesi gerektiğine inanan insanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

Eskilerin bir sözü vardır “Ağaç meyvesi olunca başını aşağı salar.” Çok sevdiğim ve derin bir sözdür. İnsanın üstünlük kazandıkça egosunun azalmasını  mütevaziliğinin artmasını vurgular.

Bir insanın bildiği bir şeyi biliyorum demesi ile her şeyi ben biliyorum demesi arasındaki ince çizgiyi tutturması aslında mesele… Yeri geldiğinde yaşça, mevki olarak, deneyim olarak kendinden çok geride olan kişilerin de fikrini alabilmek… Karşıdaki bir şey de ısrar ederken “Bu böyle olacak” diyerek kestirip atmamak “Neden?” Sorusunu sorarak onun da fikrini almaya çalışmak ve orta yolu bulmak… Gerçekten en iyi fikre sahip olunsa da yine de tüm fikirleri dinlemek. İnsanları bulundukları konuma göre  segmente edip yolda yürürken belirli kişilere selam vermek yerine geçtiğin her yere neşe katmak mesele… Samimiyetle laubalilik arasındaki ayarı tutturabilmek. Hata yapmayacağını, hatasız olduğunu düşünmeksizin en ufak bir hata da gurur yapmadan tüm samimiyetinle özür dileyebilmek.

Bir yazımda da belirttiğim gibiİnsan hayatı kumbara gibi aslında. Dostlukların ve arkadaşlıkların biriktirildiği bir kumbara. Farkında olmasak da hep içine bir şeyler atarız bu kumbaranın. Kimilerinin değeri küçücük, kimi ise kumbarayı bile satın alacak cinsten.

Hayat kumbaramda çok değerli olan kıymetli Kaan Ağabeyime ithafen…

Yorum Yazın