Tüyü bitmemiş yetimin hakkı

Bugün aslında dünyaya ve Türkiye`ye dair zihnimi meşgul eden birçok meseleyi sizinle paylaşmak istiyordum.

Ancak daha ilk soruda takılıp kaldım. Dilimize pelesenk ettiğimiz, çokça konuşmaktan dolayı belki de duyarsız kaldığımız, hatta unuttuğumuz bir mesele zihnime takıldı.

Tüyü bitmemiş yetim…

‘İnsanlar neden tüyü bitmemiş yetimin hakkını yerler?’ diye soracak oldum. ‘Tüyü bitmemiş yetim kim?’ sorusu zihnimde yankılandı. Ve kurşun gibi ağır sorular art arda sıralandı. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı nedir? Var mı aslında böyle bir hak? Varsa nereden kaynaklanıyor? Peki, tüyü bitmemiş yetimin hakkını kim yiyor? Nasıl yiyor?

Sorular sağanak olup akıyor; cevaplar ise bazen müphem ve mütereddit bazen de kıvılcım misali çakıp duruyor zihnimde. Tüyü bitmemiş yetimi hep konuşuruz hatta onun hakkını yemekle suçlarız insanları. O suçlamalarımızda samimi miyiz? Neden bu ifadeyi bu denli hoyratça kullanırız?

Şimdilik bu soruları kenara bırakalım ve ‘tüyü bitmemiş yetim kimdir?’ sorusuna cevap arayalım.

Bana öyle geliyor ki çok tanıdık biri tüyü bitmemiş yetim. O kadar tanıdık ki, onun kim olduğunu belki de hiçbir zaman merak etmedik, kendimize sormadık!

O kadar tanıdık ki, onun haklarının neler olduğunu belki de hiçbir zaman düşünmedik!

O kadar tanıdık ki, hep haklarından söz ettik ama o hakları iade etmek için belki bir gün bile mücadele vermedik!

O kadar tanıdık ki, hep haklarını gasp ettik ama belki de bunun hiç farkına varmadık. Belki farkına vardık, o zaman da usulcacık, kendimize bile hissettirmeden sustuk. Ağzımızı, dilimizi mühürledik ve oradan yani insanlığımızdan hızla uzaklaştık.

Tüyü bitmemiş yetim ve onun hakları hakikaten tarife muhtaç. Ayırt edici niteliği tüyünün bitmemiş olması ve yetimliği. Her iki nitelik de savunmasız, korumasız olmasına işaret ediyor. Fiziki, biyolojik varoluşu bakımından tüyleri dahi bitmemiş, kendi varlığını kendi başına sürdürmekten aciz, başkalarının koruma ve ilgisine muhtaç. Öte yandan kendisini besleyip büyütecek, maddi ve manevi bakımlardan kendisini destekleyecek insanlardan ve imkânlardan da mahrum. Yani iki kez korumasız bir varlık.

Tüyü bitmemiş yetim kelimenin tam anlamıyla korumasız, saf masumiyet. Hiçbir sorumluluğu bulunmayan fakat mutlak haklara sahip eşsiz bir varlık; o kadar korumasız, saf ve masum ki bu haklarından uzak ve bihaber. Haberdar olsa dahi koruma imkanından yoksun. Aynen küçük bir tayın, oyuncak bir ayıyı annesi bilip, duygusal olarak ona bağlanıp kucağında uyuyacağı kadar saf ve masum…

Eğer bir hakkı varsa, o da bizzat kendi varoluşundan kaynaklanıyor. Nasıl ki insanların yaşam hakkı kendi varlıklarının ayrılmaz bir parçası ise, tüyü bitmemiş yetimin de yaşam hakkı var. Kendi varlığını koruma ve geliştirme hakkı var. Bu hakların somut bir şekilde listelenmesi, güvence altına alınması gerekiyor.

Tüyü bitmemiş yetimin yaşı, cinsiyeti, ten rengi, dili, milliyeti, dini, mezhebi, ideolojisi, siyasi görüşü, partisi var mıdır? Ne dersiniz?

Sahi siz hayatınızda hiç tüyü bitmemiş yetim oldunuz mu? Ya da tüyü bitmemiş yetim gördünüz mü hiç? Peki ya, tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimlerin nasıl yediğine hiç şahit oldunuz mu? Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için bir adım olsun attınız mı?

Yoksa siz de mi tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem dediniz hep, başkalarına?

***
Notlarıma bakıyorum, yazı 29 Haziran 2011 tarihini taşıyor. Ne de çabuk geçip gidiyor zaman… Geride bir tek hakikat kalıyor. Birbirimize mütemadiyen hatırlatmamız gereken hakikat.

Tüyü bitmemiş yetim
Tüyü bitmemiş yetim nedir
Tüyü bitmemiş yetim ne demektir
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı nedir
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı ne demek
Emre Bağce

Yorum Yazın