Ümit

Evhamlı gönüller,
mütereddit zihinler…
O kadar benimsenmiş ki ümitsizlik
o kadar büyü(tül)müş ki meseleler
dört yanımız ikilem.
Ne zaman ölür, ne zaman nihayete erer
bu ümitsizlik sevdası?
Bilmem
bilmemek sorumsuz kılar çünkü insanı.
Bildiğim; ümitsizlik
ve tereddüt üvey kardeştirler
Ancak sormayın ne zaman başladı,
nedir bu kardeşliğin muhtevası?
Gerçi sorsanız da
yoktur artık cevap verebilenler
çünkü her cevap bir sorumluluktur
ve artık ümitsizdir, “ümidini kesme” diyenler de.
Fakat birilerinin bu soruya cevap vermesi gerek
bu müphem soruya,
nedenini niçinini söylemesi gerek
insanlar bilmeliler,
en azından bilmek isteyenler.
Etrafa bakınıyoruz, kalabalık bir ses;
“ben söyleyemem!”
Belki bu kez,
evet bu kez ben bildiğimi,
inandığım şeyi söyleyebilirim
buna cesaret edebilirim belki;
zira ümidi kesmek bizimle değildir,
ve tevekkül,
tereddüdü yegane yok edendir.

Yorum Yazın