Uzun ince bir yoldayım

Uzun ince bir yoldayım,
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim,
Gidiyorum gündüz gece.

Tarih çalışmaları insana bazen beyhude bir çaba gibi görünüyor. Sen iğneyle kazıyorsun, zaman ve tabiat üzerinize kepçeyle yenisini ekliyor.

Hayatın anlamı, sırları bir beliriyor, bir kayboluyor.

Veysel’in gördüğünü ne de zor görüyoruz:

Dünya iki kapılı bir han; zaman uzun ince bir yol; hayat menzile doğru gündüz gece süren bir yolculuk…

Ne az düşünüyoruz geçmişi, geleceği. Sanki bugünde asılıp kalmışız hiç ölmeyecekmiş gibi.

Ne dersiniz?

Uzun ince bir yoldayım türküsünü Veysel’in kendi sesinden dinlemek için tıklayın

Uzun ince bir yoldayım

Uzun ince bir yoldayım,
Gidiyorum gündüz gece.
Bilmiyorum ne haldeyim,
Gidiyorum gündüz gece.

Dünyaya geldiğim anda,
Yürüdüm aynı zamanda.
İki kapılı bir handa,
Gidiyorum gündüz gece.

Uykuda dahi yürüyorum,
Kalkmaya sebep arıyorum.
Gidenleri hep görüyorum,
Gidiyorum gündüz gece.

Kırk dokuz yıl bu yollarda,
Ovada, dağda, çöllerde,
Düşmüşüm gurbet ellerde,
Gidiyorum gündüz gece.

Düşünülürse derince,
Irak görünür görünce,
Yol bir dakka miktarınca,
Gidiyorum gündüz gece.

Şaşar Veysel işbu hâle,
Gâh ağlaya gâhi güle,
Yetişmek için menzile,
Gidiyorum gündüz gece.

Uzun ince bir yoldayım türküsünü Veysel’in kendi sesinden dinlemek için tıklayın

Yorum Yazın