Yanan bizdik, siz kömür sandınız

“Yine bir kömür
Kütürdedi sobada
Kayıp bir madencinin
Kalbi rastgeldi
Atıverdi sıcak odada…”

Sunay Akın

*

“Kerpiç kerpiç üstüne, bu kerpicin aslı ne?” diyen ozanları var bu toprakların…

İşin aslını sormak bizi insan yapar çünkü. Buğday gibi, demir gibi binlercesini ve binlercesi içinde  kömürü yaratanlar, ve var edenler ekmeği. Bire bin veren bereketli toprakların bekçileri… Tütünde nasır nasır yarılan güneşi ellerinde tutanlar ve zehir kusan fabrika bacalarının altında, güneşten evvel uyananlar…

Neden ölüverir bu canlar bir kuş gibi de kararır hayatları…

“Bu dünyada bir nesneye, yanar içim göynür özüm / yiğit iken ölenlere göğ ekini biçmiş gibi” diyor koca Yunus.

Soma’da gök ekinler biçildi yüzlerce, yandı yürekler.

Soma tüm dünyada emekçi kitlelerin ortak acısı artık…

Ve yasını tuttuklarımız, tutuşan bedenleriyle bir meşale gibi çıktı maden ocağından… Kömür karası gözlerinde, örselenmiş bir ışık gibi duruyor ölüm gerçeği…

Sistemin ağır çarkları döndükçe kemik sesi geliyor kulağımıza,

Kaza ve kader diyorlar şimdi adına sistematik katliamların…

Müneccim olmaya lüzum yok, dün biliyorduk bu ölümlerin olacağını, bugün yaşıyoruz işte… Ve yarın yaşayacaklarımız geride.

“İnsansız adalet olmaz,
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun” diyor Özdemir Asaf…

Paranın aksi belirmeyen hiçbir manzaradan tat alamayanlar; doğayı, insanı ve bu uğruna dövüşülesi dünyamızı santim santim ufaltırken ekmeğin yaratıcılarına, yağlı parmaklarının arasında bir kehribar tesbih gibi işçi kemiği şakırdatıyorlar şimdi…

Toprağa bir top kavlanmış kömür gibi girdi işte işçiler, bir meşele gibi aydınlandı kara toprak…

Peki ‘Kara gün kararıp kalmaz’ mı? gerçekten…

Gecenin en karanlık anı, şafağa en yakın zamandır denir.

Ve mısra mısra örülür özgürlük her şafak vakti ozanların tezgahında;

“… elbette ki sevgilim elbet,

Dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,

Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla,

Bu güzelim memlekette de hürriyet” diyebilenlerin umuduyla bakmalıyız dünyaya.

Ve apaçık gördüğümüz için eminiz, emin olduğumuz için bu kadar sert çıkıyor sesimiz:

Kara gün kararıp kalmaz! Kalmayacaktır…

Yanan bizdik siz kömür sandınız
Yanan bizdik siz komur sandiniz
Yanan bizdik siz kömür sandınız Ulaş Çağrı Koçak

Yorum Yazın