Yeni insan

Günümüzde bürokrasinin katı hiyerarşik yapısından uzaklaşarak özgürlüğü ve dinamizmi kazanma yönünde ortaya atılan yeni yaklaşımlar insanlar için yeni sorunların temellerini atmıştır. Sosyolog Richard Sennett ‘in de ifade etmiş olduğu gibi esnek kapitalizm ’in ihtiyaç duyduğu dinamizm, insanlar için esnek yaşamlar getirmiştir. Artık katı bürokrasinin insana vermiş olduğu öngörülebilir yaşam şartlarının güvencesi eski sistemin terkedilmesiyle beraber niteliğini yitirmiş yarını belli olmayan bir gelecek ve dolayısı ile yeni bir yaşam tasavvuru ortaya çıkmıştır.

Bu yaşam bizlerden kim olduğumuzu değil, esnek olmamızı ve ne kadar kısa sürede ne kadar çok şey yapabileceğimizi göstermemiz için rekabetin en acımasız boyutlarına ulaşmamızı istemiştir. Dinamizm bu sürecin en övülen erdemi olarak kabul edilmiş, dolayısı ile yeni yaşam anlayışının temelinde zaman en az olduğu takdirde en iyidir denilmiş ve gelişen teknolojinin de etkisiyle bu süreç performans bazında denetlenebilir ve ölçülebilir hale gelmiştir. Bu değişim tecrübeyi dışlarken en güncel bilgiyi ve gençliği tek ihtiyaç olarak görmüş, insanın da tüketilebilen bir meta gibi değerlendirilebilmesini mümkün kılmıştır.Öyle ki değişimin bu kadar hızlı olması insanların esnek meslek yaşamlarını benimsemelerine neden olmuş ve sorumluluk duygusunun ortadan kalkmasına yol açmıştır.

İnsanlar sistemin gereklerine uymak amacıyla erdemlerini ve ahlaki değerlerini yani karakterlerini bir kenara bırakıp sistemin onlardan istediklerini vermek zorunda kalmışlardır. Kimse çalıştığı işe aidiyet duymamaya başlamış ve kendini tanımlayabileceği nitelikleri ifade etmekte zorlanmaya ve bu kavrayışlarını özel hayatlarına uygulamaya başlamışlardır. Bu durum insan ilişkilerinde ve dolayısı ile toplumda sığlaşmaya ve bencilliğin kök salmasına neden olmuştur.

Araçsal aklın modernite ile hâkimiyet kazanmış olduğu tarihsel süreçte insanlar artık bu aklı tüm yaşamlarına uygular hale gelmiş ve insana insan olarak değer vermenin getirdiği erdemleri hayatlarının pek çok alanından dışlamaya başlamışlardır. Böyle bir dünyada sürekli kazanma arzusuyla geleceğini bilmeden dinamizm adı altında risk almayı kabul etmek ve insani dayanışmayı reddetmek,kaybetmenin kaçınılmazlığını görmezden gelmektir.

Yorum Yazın