Yılbaşı izlenimleri

Yılın son günü, öğleden sonra tatil başladı. İşyerinden çıktım; yaşadığım yerde önemli bir yer tutan Noel ve takip eden yılbaşı hazırlıklarının arasından geçerek evimin yolunu tuttum. Londra’da yılbaşı kutlamalarının görkemi, coşkusu her yeri sarmıştı. Aslında yaklaşık bir ay öncesinden başlamıştı bu hazırlık süreci.

Şehirde yılbaşı hazırlığı Kasım’ın son günlerinde başlıyor, Aralık ayının ilk günleriyle birlikte her yer yılbaşına hazır hale geliyor. Merkezdeki cadde ve meydanlar, göz alıcı, rengârenk ışıklarla aydınlatılıp süsleniyor. İngiliz komutanlar ya da soylular adına dikilmiş heykellerin yer aldığı Trafalgar Meydanı bunların başında geliyor. Yılbaşında özel organizasyonlar eşliğinde binlerce kişinin yeni yılı karşıladığı mekanlardan biri de bu meydan. Binlerce kişi Londra’nın simgesi Big Ben Saat Kulesi civarında gerçekleştirilecek kentin en büyük havai fişek gösterisini izlemek için bu meydanda toplanıyor.

Bu görkemli görsel şovu izlemek için çeşitli alternatifler bulunuyor. Örneğin, Londra’nın yüksek tepelerine çıkabilir, Thames nehri boyunca kendinize rahat bir konum seçebilir veya burada yer alan nostaljik bar ve restoranlardan birinde vakit geçirirken geri sayım sonrası yaşanacak kutlamaları izleyebilirsiniz. Havaifişek gösterilerini izlemek için popüler mekanlardan birisinde olmak istiyorsanız, bölgeye en geç 1-2 saat öncesinden ulaşmak gerekiyor. Thames nehri boyunca Waterloo Bridge, Southbank ve Westminster Bridge bölgesi yoğun olarak tercih edilir.

Süslenmiş, rengârenk ışıklandırılmış caddelerdeki coşku, koşuşturma ve kalabalıklar adeta bir ressamın elinden çıkan tabloyu andırıyordu. Bu haliyle 21 Aralık tarihini zihnimde çağrıştırdı bütün bunlar. ‘21 Aralık’ ve ‘yılbaşı’ adeta aynı hattın iki önemli yolcu treni gibi. Bir an, bu manzaranın içindeki iki olguya yönelik ülkemizde sergilenen durumu düşündüm. Kıyamet kopacak yargısını taşıyanlar ve zihinlerinde kocaman bir ‘acaba!’ sorusu ile bu anlayışın peşinden sürüklenip gidenler. Yılın son anları yaklaşırken, sosyal medyadaki yankıları ile iyi bir sınav verilemediği yargısı oluşmuştu zihnimde. Türk televizyonlarında yeni yıla ilişkin yapılan ropörtajlarda insanlarımızın hayata dair karamsarlığını sezmemek de elde değildi.

Yılbaşı gecesi kimi Trafalgar Meydanı’nda, kimi Thames Nehri’nin üzerinde bir botta, kimi bir sokak partisinde, barda veya diskotekte yeni yıla girdi. Barlar ve eğlence mekanları ile bütün eğlence yerlerinde gece yarısından itibaren başlayarak çılgınlık derecesine ulaşan bir “eğlence” iklimi. Sabaha doğru eğlence mekanlarının önünde, sokaklarda, banklarda veya parklarda sarhoş, uykulu insanlar; her yerde içki şişeleri ile adeta çöplüğü andıran bir manzara.

Yeni yılın ilk haberleri çıkıyor. Gazetelerin baş sayfaları, televizyon programları bu görüntüleri farklı açılardan kamuoyunun gündemine taşıyor. Türk televizyonlarını da izledim. Gece yarısına doğru ‘eğlence dorukta’ diyordu meydandan naklen yayın yapan sunucu. Nişantaşı merkez olmuş bu yılbaşı sokak kutlamalarına. Malum, Taksim Meydanı düzenleme  çalışmaları nedeniyle bu yıl bu karnavala kapalı. Son yıllarda bu tür kutlamalara ve sokak karnavallarına yönelik olarak kitlelerin yükselen bir eğilimi gözlemleniyor. Olup bitenler buradaki hayatı çağrıştırıyor, her şey sanki Londra’yı yansıtıyor.

Düşünüyorum.

Vakit gece yarısını geçti, çocuklar uykuda…

Takvim sayfalarından aylar ve hatta yıllar hızla kopup gidiyor, kişilerin olduğu gibi ülkelerin de bir hafızası var. Ülkemin toplumsal hafızasında barışın ışıklı parıltısını önce düşlemek sonra istemek ve elbirliği ile gerçekleştirmek için yeni bir yıl umarım yeni bin fırsatın doğmasına vesile olacaktır.

Sevgi ve barışın aydınlattığı bir toplumsal iklimin sağlayacağı katkıların içinde, diğer engellerin aşılması yanında hoşgörü, paylaşım ve hakkaniyet duygularımızı yeniden yerine koyabileceğiz. Elbette bu yenilenme ve kendi benliğimizi adeta yeniden kaşfetme süreci içinde, hayatın ekonomik zorlukları karşısında bizi bunaltan bölüşüm sorunlarını çözüme ulaştırma olanaklarını da kolaylıkla bulabileceğiz.

Sevgi!

Sevgi kuşun kanadında şairin dediği gibi.

“Sevgi gözümün kökünde yavrucuğum
Sevgi kuşun kanadında
Sevgi ne göğün yüzünde
Sevgi ne yerin dibinde
Sevgi başucunda”

Yeni bir yıl başlamıştı. Umutla, sevgiyle ülkemin insanlarının üzerine bir güneş gibi doğması dileğiyle dua edip yatağıma doğru yürüdüm.  Koca bir yılın son günü, hatırımda ertesi yıla kalan duygu ve düşüncelerdi bunlar…

Sevgiyle kalın.

Yorum Yazın