Yok Oluşlarım

Güneşsiz bir bahar gibi,
Sana hasret duyuyorum.
Herkes çiçek açarken,
Ben yaprak döküyorum.

Sonra sen geliyorsun,
Hayat içiyorum kana kana avuçlarından.
Her sabahım seninle bayram,
Çocuk oluyor yüreğim,
Gitmeyesin diye bir yetişkin gibi duruyorum.
Oysa içimden sana doğru, ırmaklar akıyor.
Ve ben susuyorum.
Daha fazla mutluluk korkutuyor beni.
Zirvelerin sonu iniştir biliyorum.

Mutlu musun gerçekten yanımda?
Sır vermeyen bir derin kuyu gözlerin.
Ben alışığım gitmelere, istemiyorsan giderim.
Bir sonu oldu bütün başlangıçlarımın.
Artık ne geçmiş, ne gelecek,
Bir an var sadece, yanında yaşadığım.

Benim olmasan ne çıkar.
Senden önce yoktum ki,
Senden sonra da olmasam ne çıkar.
Bir rüyada var olmak dediğin nedir ki,
Sen rüyaları seviş sebebim.
Bir gün uyanacağım eteğimde taşlar,
Sen o taşlar arasında zümrüt yeşili…

Rabbim öyle güzel yaratmışsın ki,
Onu sevmezsem günah!
Onun kaburga kemiğinden yarattıysan,
Ne mutlu bana.
Mücevherlerin en güzelinden şekillendim demek.

Bütün elmaları sakladım ondan.
Kestim cennetteki yasaklı ağaçları.
Benim kahroluşumdur, onun pişmanlığı.
Cehennemdeki odunu olsam buz yanacağım.
Benimle cehennemi, ılık bir bahar sabahı.

Nurunun aksini onda seyrettim.
Öyle güzelsin ki,
Baktıkça yok oluyorum,
Mumun aşkıyla yanan bir pervane gibi.

Tahran, 15.04.2017

Yorum Yazın