Yöneticilere öğütler / beş

Bilesin ki, yargı, Allah katında çok büyük önem taşır. Hiçbir şey önemde, onu geçemez. Çünkü, yargı, yeryüzünde kullarının durumlarını adalet dengesinde tutmak için, Allah’ın koyduğu bir terazidir. Yargıdaki adaleti ayakta tutmakla ve yerine getirmekle, halkın durumu düzelir, yollar güvenlikli olur, haksızlığa uğramışların hakları savunulur, insanlar haklarını alır, geçim ve yaşam güzelleşir, devlete nasıl boyun eğmek gerekiyorsa, öyle boyun eğilir, Allah sağlık ve esenlik verir, din işleri yerine getirilir, yola yordama ve şeriata uyulur, kuralların gösterdiği yoldan gidilir. Allah’ın buyruğunu yerine getirmekte savsakça davranma, keskinlik göster. Kuşku veren tutumdan sakın. Allah’ın koyduğu ceza yaptırımlarının gereğini yerine getir. Pek ivecenlik de gösterme. Kaygılı ve dar canlı olmaktan uzak kal. Olanı olduğu gibi kabul et. Deneylerinden yararlan. Sağlıklı olman için uyanık davran. Konuşmanı düzgünleştir. Davalı ve davacıya adaletle davran. Kuşku önünde dur, kanıt arayıp bulmada çok ileri git. Halkından herhangi birine olan sevgin, iyilik gösterme eğilimin ya da birinin kınayacağını göstermen, seni yakalayıp adaletten alıkoymasın. İlerisin düşünerek iş gör. Denetle, gör, incele, düşün, tart, karşılaştır. Allah için alçakgönüllü ol. Tüm halkına arkadaşça, sevecenlikle davran. Kendine, hakkı egemen kıl. Hemen kan dökmeye koşma. Çünkü, kanların Allah katında önemli yeri vardır. Sakın, haksız yere kan dökme yoluna gitmeyesin.

Bir de, şu devlet gelirleri (maliye) üzerinde dur, düşün. Halkının doğrultusu, onunla çizilir. Allah, onu, islama güç ve yücelme aracı kılmıştır, müslümanlara genişlik ve savunma aracı, kafirlere ise ezilme nedeni, öfkelenme konusu kılmıştır. Müslümanların inançsız düşmanları, onun gücüyle boyun eğerler ve küçülürler.

İşte böylesine önemli olan gelirlerin hak sahipleri arasındaki dağılımını hakka, adalete, eşitliğe, ayrıcasızlığa dayandır. Devlet gelirlerinden herhangi bir şeyi, ileri gelene, ileri gelen olduğu için, zengine, zengin olmasından ötürü, “Katib” olmasından, senin gözden olmasından, çevrenden olmasından dolayı verme sakın. Bu gelirleri, devlete toplarken de, kimseye gücünün üstündekini yükleyerek toplama sakın. Zulüm ve haksızlık bulunan hiçbir yükü, hiçbir kimseye yükleme. İnsanların tümünü haklı işlere yönelt, (hepsini haklı olan çizgide tut). Çünkü, bu tutum, yönetilenlerin bir arada daha iyi yaşamalarını ve kamu hoşnutluğunu sağlar.

Bilesin ki, valiliğinde, sen, devlet malının görüp gözeticisi, bir koruyucusu ve bir çobanı durumundasın. Senin yönettiğin kimselere “raiyye” deniyor, çünkü sen, onların çobanısın, görüp gözetenlerisin. Onların geçimleri için zorunlu olanın dışındaki mallarından vergi al ve aldıklarını, onların işlerini yürütmek, sorunlarını çözümlemek ve güçlüklerini gidermek için kullan. Kamu işlerindeyse, görüş sahiplerini, usu, deneyi, becerisi  olanları, kuramsal ve uygulamalı yönetimden anlayanları ve dürüst kişileri seçip çalıştır. Bunlara, geniş yaşam olanakları ver. Çünkü, görevlendirdiğin ve sana yaslanan kamu görevlilerine böyle olanaklar sağlamak senin boynunun borcudur. Bu borcunu yerine getirmene hiçbir şey engel olmasın ve seni hiçbir neden, bu görevinden uzaklaştırmasın. Kuşkun olmasın ki, bu yolu seçtiğin ve sana düşeni yerine getirdiğin zaman, Allah’ın sana olan nimetini artırır, görev alanında, dilden dile dolaşacak güzel bir anı bırakabilir, halkın sevgisini kazanır ve dirlik düzenliğin sağlanmasına, kendine destek bulursun. Dolayısıyla, ülkende, yararlı gelişmeler çoğalır. Toplumsal ve ekonomik gelişmeler, yönetimindeki tüm kesimlerde yaygınlaşır, illerinde bolluk kendini gösterir, gelirlerin çoğalır, mali olanakların artar. Bu olanaklarla, askerlerinin bağlılıklarını da artırabilirsin, kamuyu da hoşnut kılabilirsin. Onlara, katından bağışlar, armağanlar akıtarak… düşmanının katında bile, yönetimi övülen, adaleti beğenilen bir kimse durumuna ulaşırsın. Tüm işlerinde, adaleti, kolu, gücü ve hazırlığı olan biri olarak görülürsün. Bu alanda yarış öyleyse. Hiçbir şeye, bu konunun üstünde önem verme. O zaman, Tanrı dilerse, sonun iyi olur.

Her iline, sana görevlilerinin durumlarını bildiren, güvenilir bilgi verici birimi (müfettiş) koy. Sana, görevlilerin iç durumlarını, gizli kapaklı işlerini yazıp bildirecek türden… Öyle ki, aldığın bilgiler nedeniyle, sen, her bir görevlinin yaptığı işte, birlikte bulunup tüm işlerini yaparken gözünle görüyormuşsun gibi olasın. Görevlilere bir buyruk yöneltmek istediğin zaman, hangi sonuca varacağını önce düşünmelisin. Eğer, varılacak sonucu, esenlikli ve sağlıklı görüyorsan ve savunulacak, güzel diye ortaya sürülecek ürün verir nitelikte buluyorsan, buyruğunu ver. Yoksa dur orada. Ve öngörüsü, bilgisi olanlara başvurup danış, sonra, o konuda hazırlığını yap. Çünkü, kişi, kimi yerde bir işe yönelir. Oysa, ona dürtüleriyle, eğilimleriyle itilmiştir. Duyguları, o girişimi için kendisini aldatıp dürter, imrendirir. İşte o zaman, eğer, kişi, o girişiminin sonuçlarını iyice düşünmezse, ölüme bile sürüklenebilir. Bu yüzden, işinden, yetkisinden de olabilir. Öyleyse, her yöneldiğin işinde, sağlamlığı temel olarak al. Sonra, Allah’ın güç vereceğine güvenerek işe başla. Tüm işlerinde, Allah’ın hayırlı sonuçlar vermesi için dilekte bulun.

(Devam edecek…)

Yöneticilere özlü sözler, yöneticilere öneriler
Yöneticilere altın tavsiyeler
Yöneticilere öğütler
Yöneticilere tavsiyeler
İbn-i Haldun’dan yöneticilere öğütler
Yöneticilere altın öğütler

Yorum Yazın