Zemin Çürük

Kurtlanmış ve çürümüş her türden şeyi severim, dedi.
Çünkü, bu canlılığın belirtisiydi ona göre.
Ama zihniyeti çürümüş olan her şeyden nefret ederim, dedi.
Bu, yokluğun belirtisiydi, var olarak yok olmanın.

Her adımda daha da derine ve biraz daha dipteyiz, sonra bir adım daha, neredeyse batmak üzereyiz. Yer kaygan ve hastalıklı ve anormal olan durumu, olağan normalliğe çevirmeye çalışıp, kaymamaya, düşmemeye çalışıyoruz, eskitilmiş bir samimiyetle. Buna duyarsızlaşma mı dersiniz, umarsızlık mı yoksa gün sonunda hepsi aynı yere mi çıkar dersiniz bilemem, çoğu zaman bilmek de istemem. Her nerede olursam olayım bu his geçmiyor, aksine artıyor, yukarılarda olduğunu sanmak serinletici. Onu yalnızca senin görebilmen bir şeyi değiştiremezdi, asla da değiştirmeyecekti. Kendi mutluluk adı altındaki mutsuzluğunu kabul etmedikçe kişi, başkasınınkine tanık olamazdı, başka bir kişinin, başka bir canlının. Geriye, dolu bir boşluktaki hayıflanmalar kalırdı yalnızca ve bununla ne türden bir yaşamın içindeysen, devam etmeye çalışırdın öylelikle.

Görmeniz, sadece bir çift göze sahip olmakla mı ilintili size göre veya işitebilme yetiniz kulaklarınıza, burada yeni dönem bakmak, görmek tartışması yaratma niyetinde değilim, nihayetinde ikisini de eylem olarak yapabilme durumundan öte bir şeyden bahsediyoruz, tekniksel bir çıkarımdan değil. Onca görebildiklerini nasıl reddedebilir kişi, öylece hiçbir şey olmamış gibi nasıl yanından geçip de, bir çirkinlikle gidebilir. Nereye gittiğini sanıyorsun, ne kadar uzaklaşabilirsin, ne zamana değin, içinden iki üç cümle kurulumuyla var olduğunu sandığın vicdanını rahatlatabilirsin? Yaşamaya mı gidiyorsun, yaşamını devam ettirmeye mi gidiyorsun yoksa, bu da senin, bir meslek gibi bellediğin yaşamının deformasyonu olsa gerek öyle ya. Tüm bunlar katlanılamaz. Katlanabiliyorsan da, duyu organlarınla öylece yaşayabiliyor olduğundan ötürü çok özel biri olmalısın.

Bir gün öylece yanından geçip gittiğin canlının yaşamının seninkine bağlı olduğunu anladığında da öylece geçip gidebilmeni diliyorum, yaşamın ne kadar zaman dilimine yayıldıysa artık, tek bir anında şüphesiz ki hissedeceksin ve o an, güzelce dua et, bu seni kurtaracaktır, dua et ve pişmanlığını dile getir ki, senin için farkında olmasını istediğin şey de, yanından öylece geçip gitmesin hissedilebilir bir esintiyle.

Merdivenlerden çıkarken, orada olmayan bir adamla karşılaştım. Bugün de orada değildi. Keşke dedim, keşke gitse…
Identity

Zemin Çürük
Gizem Karagüzel

Yorum Yazın