Ayna: Ölüme Övgü

Uykulu gözlerle uzun uzun baktı bana. Kabusları henüz peşini bırakmamıştı. Yüzüne serin bir su çarptı ve tekrar baktı boş gözlerle. Hızlıca kahvaltısını yapıp, alelacele giyindi. Ve sonunda beklediğim o an…

Hoşnut bir şekilde inceledi kendini. Siyah saçları, siyaha yakın kahverengi gözleri, uzun kavruk yüzü… Her detayı bir ressamın, bir heykeltıraşın elinden çıkmış gibiydi.  Birden yüzünü bir endişe ve korku kapladı. Eliyle saçındaki beyaz bir teli tutmuş çaresizce bakıyordu. Uyanıp uyanmadığı ile ilgili bir şüpheye kapıldı. Elinde tuttuğu tek telle uzaklaştı ve geri yaklaştı. Işıktan mıydı acaba, koparıp koparmamak arasında gidip geliyordu. Bu haliyle çok gülünçtü gerçekten. Bense bu sahneye öyle alışığım ki. Yüzyıllardır ne krallar ne kraliçeler,  ne güzeller ne çirkinler aynı ifadeyle elinde bir beyaz saç teli bakakaldı bana. Beni en çok eğlendiren anlardan biridir. Gerçeğe çarpma hali. İnsanoğlu hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar. Beyaz saç teli hayatın küçük bir hatırlatmasıdır sadece. Ve ölümü ne kadar unutmuşsa bir insan, bu hatırlatmanın şoku o derece yüksek olur. Bu yakışıklı adam da o kadar güveniyordu ki güzelliğine, değil ölümü yaşlanacağını ve yüzünün bir yaprak gibi solacağını unutmuştu. Yaşlılığın da ayrı bir güzelliği olduğunu bilmez böylesi, ömrünün geri kalanını gençliğine duyduğu büyük özlemle geçirir.

Kaç siluet sildi ölüm benden. Bazen özlemediklerim olmuyor değil. Neşeyle karşımda dans edenler, benimle dertleşenler, bağıranlar, konuşma provaları, heyecanla hazırlanılan görüşmeler, kızıp beni kırmalar…

Ölüm sonunda herkesi eşitler. İnsanların uğruna dünyayı cehenneme çevirdiği şeyin bir hile olduğu sonunda anlaşılır. İşte bu yüzden ölüm adildir. Ve ölüm gerçekliğin en çıplak halidir. Bedeninin bile senin olmadığı anlaşılır. Bir çukurun içinde ait olduğun yere doğaya dönersin. Toprak olup çiçek yeşertmek de güzeldir. Ama ömrü boyunca çiçekleri kopartmış birine bunu anlatamazsın.

İnsanoğlu kibirlidir. Çoğu kendini diğerlerinden üstün görür. Kendiliğinden sahip olmadığı her şeyle kendi eseriymiş gibi övünür. Güzelliği, milliyeti… hatta cinsiyeti. Ademden üstün olduğunu düşündüğü için ademe tapmayan şeytan gibi karşısına ne çıkarsa üstünlüğünü göstermeye çalışırlar. Kibrini öldürüp kendini unutanları tarih onurlandırır.  Onlar zulme karşı direnenlerdir. Ölümleri bile güzeldir. Arkalarından bitmeyen bir özlem başlar. Bilir misiniz bu insanlar ilk beyaz saç teline gülümserler.

Buşra Erimli
Ayna: Ölüme Övgü

Yorum Yazın