“Aynalar / Mirrors” Resim Sergisi

Binnur Yücebaş, “Aynalar / Mirrors” adını verdiği kişisel resim sergisi ile 8 – 27 Nisan 2016 tarihleri arasında Galeri Soyut B salonunda izleyicisi ile buluşuyor.

Binnur Yücebaş kimdir?

Binnur Yücebaş 1980 yılında Niğde’de doğdu. 2000 – 2002 yılları arasında Niğde Üniversitesi Sosyal Bilgiler ve Sınıf öğretmenliği Bölümlerinin Bölüm Sekreterliğini yaptı. 2002 Yılında Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu.

2003-2005 yılları arasında resim bölümlerine hazırlık özel yeterlilik kurslarında öğreticilik yaptı. 2006 – 2009 yılları arasında MEB’de öğretmen olarak çalıştı. 2014’de Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde yüksek lisansa başladı. Sanatçı üç kişisel sergi gerçekleştirdi, birçok karma sergiye katıldı.

‘’Ruh ’un Göstergeleri’’

İçsel bilgi özümüzün bilgisi ve benliğimizin bilgisidir. Varlık olarak insan her an benliği ya da ruhu ile sürekli bir bağlantı halindedir. Bu alış veriş sırasında kişi ihtiyacı olan içsel bilgileri farkında olarak ya da olmayarak benlikten devamlı çeker. Ancak dışa dönük bir varlık olarak dünyaya yönelişimiz ve somut bu ortamda öz benliğimize bakamamamız sonucu çoğumuz içsel sesini duyamadığı gibi, içsel bilgisini de anlayamaz hale gelmiştir. Bu durumda bize göre anormal olan içsel düşünce olagelmiş, normal kabul edilen ise elle tutulan somut dünya ortamı olmuştur. Hâlbuki hakikat ve gerçek olan içsel olandır. Bugün ulaşmış olduğumuz medeniyetin kaynağı araştırıldığında temelde içselliğin olduğu görülebilir. İçsel bir bilgiye ihtiyaç duyulduğunda ve öz sese yoğunlaşıldığında kişiye ait bilginin titreşimi de açığa çıkmaya başlar. Sezgi ve hislere ne kadar kulak verilirse, edinmek istenilen bilgi, kişi için en doğru şekliyle fiziksel algısına yerleşebilmektedir. İçten olan çoğu şey güzel olan her şeyin anahtarını da içerisinde barındırır. İnsanı kendi derinliğine ile yüzleştirir. Ve kişi bu şekilde kendi içsel dünyasından doğan bilgeliği, gerçek hayata aktarabilir. Ruh’un ve benliğin bu yolculuğu sayesinde içselliğin sonsuzluk uzantısıyla birlikte ilerlediğini düşünebiliriz. Bu bağlamda, sanatçının içsel amacı kendi anlamını ifade ediş biçimini doğurmuştur. Kendi özü ile kurmuş olduğu bağı sanat aracılığı ile aktarım yoluna gitmiştir. Böylece İç dünyada olup bitenler dış dünyanın şekillenmesine yardımcı olan en önemli unsur haline gelmiştir. Yaratıcı sürecinin bu zaman dilimlerinden aldığı etki ve beslenişi resimlerinde yapıldığı dönemlere ait parçalarını bir araya getirme yoluyla yeniden gün yüzüne çıkmıştır. Yaşanılan dönemin ayrıntılarına ve hem kişisel hem de toplumsal ölçekteki farklı okumalara kapı aralayarak izleyiciye ait görsel ve ruhsal yansımalara da davet etmektedir. Kendisine ve kendisi olmayana yaptığı seyahatleri içsel göstergeler yardımıyla yansıtmış ve bir nevi ayna görevi üstlenmiştir.

73 Görüntüleme

Yorum Yazın