Hasan Boğuldu

“Duydunuz mu? Hasan beni çığırıyor!” demiş.

Anası babası sormuşlar:

“Hasan’ı nerde bıraktın?”

“Gök Büvet’in orda!”

“Kız sen deli mi oldun? İki saatlik yerden buraya ses gelir mi?”

Emine kimsecikleri görmez, kimseciklerin sözüne bakmaz, durup dinler, sonra:

“Anacığım! Bak nasıl çığırıyor! Yazık oldu… Dur bir varıp bakayım!..” dermiş.

O gece zor tutmuşlar. Obanın yanındaki ormanlarda sabahacak dolaşmış. Gün ağarırken Gök Büvet’e inmiş. Bakmış oralarda kimsecikler yok… Suyun yanından geçip gidermiş, bir de ne görsün: Hasan’ın dallı çevresi, koca çınarın su içindeki dallarından birine takılmış, yüzüp duruyor… Onu oradan aldığı gibi koynuna sokmuş… Dere boyunda bir aşağı, bir yukarı koşup:

“Hasan’ım! Ses ver de yanına varayım!” diye bağırmaya başlamış. Her defasında dağlar taşlar ses verir:

“Emine, ben senin ardından gelemedim, sen benim ardımdan geleceksin!” dermiş.

Yemeden, içmeden üç gün dağlarda, ormanlarda, dere boylarında dolaşıp Hasan’ı aramış. Zeytinli’ye inip anasından sormuş. Kocakarı saçını başını yolar, ağlarmış.
Köylüler Hasan’ın Gök Büvet’te boğulduğuna kayıl olmuşlar (inanmışlar): “Güz yağmurlarından derenin suyu coştu. Ölüsü kim bilir hangi kovuğa girip kaldı? Belki de sular aldı denize götürdü!”
derlermiş. Emine bunu duyunca:
“Yalan!” demiş, “Hasan ölmedi ki! Beni çığırıp duruyor ama yerini diyivermiyor. Araya araya bulurum elbet!”
Anası babası ardına düşmüşler, alıp kapamışlar. O bir yolunu bulur, dere boyuna iner, Hasan’a seslenirmiş. Gök Büvet’in yanındaki kayalara oturur, koşmalar düzer söylermiş. Bir gün anasına:

“Hasan bana yine seslendi; bugün beni Gök Büvet’te bekleyecek. Bu sefer sağlam kavilleştik, gayrı kavuşacağız!” demiş.

Anası:

“Amanın kızım, neler oldu sana?” diye ağlayıp dövünmüş. Kız bir yolunu bulup ortadan kaybolmuş. Akşamüstü oradan geçenler Emine’yi Gök Büvet’in yanındaki koca çınarın dalında, Hasan’ın çevresiyle asılı bulmuşlar.

Hacer kız kara gözlerini yüzüme dikerek:

“İşte Gök Büvet’e o zamandan beri Hasanboğuldu diyorlar; koca çınara da Emine Çınarı derler. Hadi, geç olmadan yolumuza gidelim!..”

2.655 Görüntüleme

Yorum Yazın