Havacılık Müzesi ve hazin bir güç hikayesi…

İstanbul’un gezilebilecek ilginç mekânları var. Havacılık Müzesi onlardan biri. Yeşilköy semtinde bulunan müze, toplu taşımayı kullananlar için biraz sapada kalıyor. Bu yüzden ziyaretçisi fazla değil. Dışarıdan bir uçak mezarlığını andırıyor fakat içinde dikkatleri celbedici detaylar var.

Müzenin avlusuna Türk havacılığının kurucularının büstleri yerleştirilmiş. Sultan II. Abdülhamid’i hal’ eden ve 1913 darbesini tertipleyenler arasında yer alan Mahmud Şevket Paşa’nın burma bıyıklı, eğik fesli sureti ilk sırada. Bina içinde de bugün isimleri davalarla birlikte zikredilen Tahsin Şahinkaya, İlhan Kılıç, Halil İbrahim Fırtına, Ahmet Çörekçi, Ergin Celasin’in de aralarında bulunduğu hava kuvvetleri komutanlarının büstleri bulunuyor.

Uçaklar, belgeler, fotoğraflar, nişanlar ve kıyafetler bir asırlık havacılık serüvenini gözler önüne sererken gurur veriyor. Bir yandan da insanın içini ürpertiyor. Hele ilk Türk hava şehidimiz Yüzbaşı Fethi Bey’in özel kıyafetleri… Bana göre en kıymeti haizleri arasında onlar var. Zira şehit oluş hikayesi, koca bir impataratorluğun parçalanışını da resmediyor…

Balkan Savaşlarından yenik çıkan Osmanlı’nın sarsılan prestijini artırmak ve gücünü göstermek amacıyla iki uçağın İstanbul’dan İskenderiye’ye (Mısır) uçması kararlaştırılır. Yüzbaşı Fethi, Üsteğmen Sadık, Teğmen Nuri ve Yüzbaşı İsmail Hakkı 8 Şubat 1914’te kalkar. O günkü uçaklar için tavan kabul edilen 4000 metre yüksekliğe sahip Toros dağlarını aşarlar. Ancak Fethi ve Sadık Beyler, 27 Şubatta Şam’dan Kudüs’e uçarken Taberiye Gölü yakınlarında çakılarak şehit olur. Nuri Bey de 11 Mart Günü Yafa’da denize düşerek boğulur. İsmail Hakkı Bey ise kurtarılır. Üç şehit havacımız Şam’daki Emeviye Camii’nin haziresine, Selahaddin Eyyûbi’nin türbesinin yanında defnedilir. Daha sonra seferi tamamlamak üzere pilot Yüzbaşı Salim ile Yüzbaşı Kemal görevlendirilir. Pilotlar 11 Nisan 1914’te gemiyle Beyrut’a gider. Oradan Edremit isimli uçakla seferi kaldığı yerden sürdürürler. Pilotlarımız 9 Mayıs’ta Kahire’ye, 15 Mayıs’ta İskendiriye’ye varır. Yani Osmanlı’nın 97 gün süren bu “güç” seferi, üç pilotumuzun hayatına mal olur… (6 ay sonra da Mısır elden çıkar)

Havacılık tarihimizde tek trajik olay bu değil elbet.

Pilot Yüzbaşı Fevzi ve Üsteğmen Sami, 3 Mayıs 1915 günü İstanbul Boğazı’nın Karadeniz kıyılarını bombalayan Rus deniz filosunu keşfe çıkar. Ancak Jandarma düşman uçağı sanıp ateş açar. Uçak Belgrad ormanına düşer. Kendi ordusu tarafından şehit edilen pilotlarımız, ilk hava harp şehitleri olarak kabul ediliyor.

41 Görüntüleme

Yorum Yazın