İran’ın Çoban Melikesi

Adı Fatma Sultan olan Enis üd-Devle, Tahran’a yakın Levasan’a bağlı İmame köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Nur Muhammet, Gürcistan asıllıdır ve ataları Safeviler zamanında şu an İran’ın kuzeyinde bulunan Mazenderan bölgesine göç etmiştir. Fatma, küçük yaşta babasını kaybedince yetim kalır. Annesi de daha sonra evlenir. Böyle bir durumda amcası Sefer onu yanına alır ve bakımını üstlenir. Fakat maddi sıkıntılardan dolayı Enis üd-Devle çobanlık yapmak zorunda kalır. Yine bir gün koyunların peşinden giden Enis üd-Devle, Nasrettin Şah’ın ava çıktığı güne denk gelir. Şah şu anki Tahran’a yakın İmame denilen köye av için giderken orada bu küçük kız çocuğunu görür ve kendisiyle sohbet eder. Şahın gönlünü dilber eden bu kız çocuğu, av sonunda kendisini İran şahının sarayında bulur.

Enis üd-Devle

ÇOBANLIKTAN GÜNEŞ NİŞANI’NA

Nasrettin Şah, Enis üd-Devle’yi yetiştirmesi için eşlerinden biri olan Ciran Sultan’a verir. Ciran Sultan ölene kadar kendisine bakar ve yetiştirir onu. Enis üd-Devle köydeyken imkan olmadığı için okuma-yazmayı öğrenememiştir ve bunu şahın sarayında telafi eder. Artık o, şirin konuşmasının yanında okur-yazar biri olarak da şahın dikkatini çeken keman kaşlı bir dilruba olmuştur. O dönemde okur-yazar kadın sayısı çok az olduğu için bu durumu hiç şüphesiz ki çok önemlidir.

Şahın eşi Ciran Sultan’ın ölümüyle birlikte Enis üd-Devle de sarayda giderek itibar kazanır; ilk önce şahın muta eşi olur ve şah daha sonra onu daimi nikahına alır. Bu şekilde Enis üd-Devle’nin saraydaki nüfuzu da her geçen gün artar. Öyle ki günümüz tabiriyle neredeyse bakan seviyesine ulaşır. Tabii bu, o zamana kadar görülmemiş bir durumdur. Şahın bakanı/danışmanı bir kadındır ve bu durum İslami bir ülkede kadın hakları açısından çok önemlidir.

Enis üd-Devle’nin ayağının altında bir kadının uzanıyor olması onun saraydaki nüfuzuna işarettir.

Enis üd-Devle’nin şah nezdindeki konumu hiç şüphesiz diğer eşlerine göre farklıydı ve bu yakınlığı neticesinde ise şah, Kacar şahlarının eşlerine verilen bir unvan ve madalyon olan Güneş Nişanı’nı ona verir. Bu unvan ilk olarak Enis üd-Devle’ye verilmiştir ve bu ayrıcalığının yanı sıra Enis üd-Devle, şahla birlikte Avrupa ülkeleri dahil bazı ülkeleri ziyaret eden İran’ın ilk melikesidir denilebilir.

71 Görüntüleme

Yorum Yazın