Hazin hazin esen gece yelleri

Hazin hazin esen gece yelleri Bu ağır kış yaz olsun da geleyim Sevdiğimin pek müşküldür halleri Küskün gönlüm haz olsun da geleyim Bad-ı saba yare söyle cevabı Aşık ma’şukunu arzular, tabi Dar günde yetişir Hızır-ı Nebi İniş yokuş düz olsun da geleyim İzhar olmamışam hala Nihan’ım Canım size kurban eşim, yaranım Gelmeğe bırakmaz sabi-sübyanım Bunlar […]

Eşeğin İşi Çıkmış

Nasreddin Hoca, bir gün eşeğine binmiş, biner binmez de hayvan huysuzlanıp olanca hızıyla koşmaya başlamış… Hoca, dur demiş, çüş demiş ama eşeği bir türlü durduramamış. Derken Hoca’yı bu halde gören bir komşusu: -Hocam, ne bu telaş? Nereye böyle? Diye seslenmiş. Hoca, çaresizlik içinde cevap vermiş: -Efendim, eşeğin çok acele işi çıktı… Oraya gidiyoruz… Nasreddin Hoca kimdir Fıkralar Nasreddin Hoca […]

Kam Püre’nin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı – 2. Bölüm

Yalancı oğlu Yaltacuk küçük düğününü yaptı büyük düğününe mühlet koydu. Beyreğin babası Pay Püre Bey de bezirganlarını çağırdı yanına getirdi, der: Bre bezirganlar varın, iklim iklim arayın. Beyreğin ölüsü dirisi haberini getirirsiniz belki der. Bezirganlar hazırlık gördüler. Gece gündüz demeyip yürüdüler. Birdenbire Parasarın Bayburt Hisarına geldiler. Meğer o gün kafirlerin mukaddes günleri idi. Her biri yemekte içmekte […]

Kam Püre’nin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı – 1. Bölüm

Kam Gön oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Kara yerin üstüne ak otağını diktirmişti. Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. İç Oğuz, Dış Oğuz beyleri Bayındır Han’ın sohbetine toplanmıştı. Pay Püre Bey de Bayındır Han’ın sohbetine gelmişti. Bayındır Han’ın karşısında Kara Göne oğlu Kara Budak yaya dayanıp durmuştu. Sağ yanında Kazan oğlu […]

Çıkarım Bakarım Efgan Görünmez

Çıkarım bakarım Efgan görünmez Yağar eser karlı dağlar hey vah hey Gizlidir Hüda’nın sırrı bilinmez Ölen oldu gözler sağlar hey vah hey Yardan ayrılanlar bi-karar olur Hasretlik çekenler tarumar olur Aşacak dağlarım harlı kar olur Geçilmez sular buz bağlar hey vah hey Nihani’yem yandım kendi narıma Duman, pus bürüdü sağ ve soluma Melul Mihriban’ım bakar […]

Timur’un Filleri

Timur, ordusundaki fillerden birini, Nasreddin Hoca’nın memleketine gönderir. Fil o kadar büyük, o kadar oburdu ki, köyde ne kadar ot, saman varsa, hepsini silip süpürür. Bu duruma köylüler daha fazla dayanamazlar. Nasreddin Hoca’yı da önlerine katarak, Timur’a şikayet için yola çıkarlar. Nasreddin Hoca’ya destek olacaklarına söz veren köylüler yolda birer ikişer sıvışırlar. Tek başına kalan […]

Düşünen Hindi

Küçük bir papağanın on beş altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, bir koşuda evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya: – Satılık hindi. Satılık hindi. Yirmi altına satılık hindi! Şaşırmış pazardakiler. – Yahu Hocam demişler. Bir hindinin yirmi altın ettiği nerede görülmüş. – Ne olmuş diye çıkışmış Hoca. Demin bir kuşu on beş altına sattılar. […]

Zalim olan biziz!

Timurlenk, bir gün Akşehir’in ileri gelenlerinin huzuruna çağırtır. Onlara: -Ben, zalim miyim, yoksa adil bir kişi miyim? diye sorar. Orada bulunanların bazıları “Zalimsiniz” derler; bazıları da “Hayır, adilsiniz” derler. Timurlenk, zalimsin diyenlerin hakaret ettiklerini, adilsin diyenlerin de dalkavukluk yaptıklarını söyleyerek onları cezalandırır. Sonunda sıra Nasreddin Hoca’ya gelir. Ona da sorar: -Hoca Efendi, sen bir cevap […]

Salur Kazan’ın Evinin Yağmalandığı Destan

Bir gün Ulaş oğlu, yırtıcı kuşun yavrusu, zavallının biçarenin ümidi, Amıt suyunun aslanı, Karacuğun kaplanı, yağız al atın sahibi, Han Uruz’un babası, Bayındır Han’ın güveyisi, kudretli Oğuz’un devleti, kalmış yiğit arkası Kazan yerinden kalkmıştı. Doksan başlı otağlarını kara yerin üzerine diktirmişti. Doksan yerde alaca halı, ipek döşemişti. Seksen yerde büyük kaplar kurulmuştu. Altın kadehler, sürahiler dizilmişti. […]

Dirse Han Oğlu Boğaç Han Destanı

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami [1] otağını yer yüzüne diktirmişti. Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. Hanlar hanı Bayındır yılda bir kerre ziyafet verip Oğuz beylerini misafir ederdi. Gene ziyafet tertip edip attan aygır, deveden erkek deve, koyundan koç kestirmişti. Bir yere ak otağ, bir yere […]