Bayram

Âfâk bütün hande, cihan başka cihandır; Bayram ne kadar hoş, ne şetâretli zamandır! Bayramda güler çehre-i mâ’sûm-i sabâvet, Ümmîd çocuk sûret-i sâfında iyandır Her cebhede bir nûr-i mücerred lemeânda; Her dîdede bir rûh demâdem cevelândır. Âlâm-ı hayâtın iki kat büktüğü ecsâd Feyzindeki te’sîr ile âsûde revandır. Ferdâ-yı sükûn perveridir sâl-i cidâlin, Nevmîd düşen kalbe ümîd-âver-i […]

Sabah olursa

Bu memlekette de bir gün sabah olursa, Haluk, Eğer bu memleketin sislenen alın yazısı Dirençli, dinç bir elin güçlü, canlılık verici Dokunmasındaki titremle silkinip, şu donuk, Şu paslanan yüzü halkın biraz gülerse… – O gün Ben ölmemiş bile olsam, hayata pek ölgün, Pek az ilişkim olur kuşkusuz; – o gün benden Ümidi kes; beni kötrüm […]

Bir Yolcuya

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda, İstiklal uğrunda, namus yolunda Can veren Mehmed’in yattığı yerdir. Bu tümsek, koparken büyük zelzele, Son vatan parçası geçerken ele, Mehmed’in düşmanı boğdugu sele […]

Leylâ

‘Barındırmaz mısın koynunda, ey toprak? ‘ derim, ‘yer pek’; Döner, imdâdı gökten beklerim, heyhât, ‘gök yüksek’. Bunaldım kendi kendimden, zamân ıssız, mekân ıssız; Ne vahşetlerde bir yoldaş, ne zulmetlerde tek yıldız! Cihet yok: Sermedî bir seddi var karşında yeldânın; Düşer, hüsrâna, kalkar, ye’se çarpar serserî alnın! Ocaksız, vâhalar, çöller; sağır, vâdîler, enginler; Aran: Beynin döner […]

Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak… Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak. Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle. İmânı olan kimse gebermez bu ölümle: Ey dipdiri meyyit, ‘İki el bir baş içindir.’ Davransana… Eller de senin, baş da senindir! His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin? Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin. Kurtulmaya […]

Biz ki yarmıştık şu’ûnun en büyük ummânını

Biz ki yarmıştık şu’ûnun en büyük ummânını; Çiğnemiştik yükselen emvâc-i bî-pâyânını Biz ki edvarın, kurunun, hâdisâtın rağmına, Hâkim olmuştuk bütün bir âlemin eyyamına; Şimdi tek bir dalganın pâmâl-i izmihlaliyiz! Şimdi sahillerde mahkûmiyyetin timsâliyiz! Böyle bir sadmeyle alt üst olsun en müdhiş gemi… Dehşetin te’sîri hâlâ sarsıyor endîşemi! Öyle salgındır felâket, öyle anîdir ölüm: Hem görür […]

Sancak-ı Şerif huzurunda

Ey rayet-i Peygamber, ey ümmid-i ahiri Milyonla kulubun; Ey nefha-i gaybiye-i nusret, ki safiri Vecd- aver olur ruhuna şarkın ve cenubun; Kudsiyyet-i feyzinle açıl, rengini göster, Varsın soluk olsun Bir hahzacık ey seyf-i cihad, oyna kınından, Aksın koyu kanlar; Vadeyliyor Allah, olacaktır sana kurban İslam’a ihanet düşünen can-ü cihanlar. Gafil medeniyyet, seni en sonra muhakkak […]

Promete

Kalbinde her dakîka şu ulvî tahassürün Minkâr-ı âteşini duy, dâimâ düşün: Onlar niçin semâda, niçin ben çukurdayım? Gülsün neden cihan bana, ben yalnız ağlayım? … Yükselmek âsmâna ve gülmek ne tatlı şey! Bir gün şu hastalıklı vatan canlanırsa… Ey Müştâk-ı feyz ü nûr olan âtî milletin Meçhul elektrikçisi, aktâr-ı fikretin Yüklen, getir -ne varsa- biraz […]

Bir içim su

Güzel çoban, bir içim, bir yudum su testinden Bugün sıcak yine pek, sanki ortalık yanıyor Güzel çocuk senin olsun hayatım istersen Niçin gözüm sana baktıkça böyle yaşlanıyor? Güzel çoban, ne kadar tatlı söylüyorsun sen Yalan da olsa içim doğru söyledin sanıyor Güzel çocuk, bana bak, aldatır mıyım seni ben? İçin bu yaşları boş anlıyorsa aldanıyor! […]

O eski hücreye benzer ki

  O eski hücreye benzer ki Güneş ışığına kapanmış bütün pencereleri Öyle bir odaya benzer ömrümün kederi Karamsarlık ve yokluk tozu sinmiş orada renklere Umutla istek bırakılmış susup unutmaya Bütün duygu bahçelerinden toplanan o çiçekler Uyur sırça mezarlarda bahardan umudu kesmiş. Bu pembe gül, bu karanfil ağır ağır erimiş Üzerlerinde değiştikçe her üzüntülü kış. Ocak […]