Sağlık Hizmetlerinde Yapay Zekâ ve Robotlar

Geçmişten günümüze teknolojik değişimin pek çok alanda etkisinin olduğu yadsınamaz bir gerçekliktir. 1700’lü yıllarda buhar makinesinin icadı ile başlayan endüstriyel devrim, diğer bir ifadeyle ilk sanayi devrimi (Endüstri 1.0), sadece su ve buhar gücünü kullanarak mekanik üretim sistemleri ile ortaya çıkarmakla kalmamış, ekonomiden siyasete, üretim biçimlerinden endüstriyel ilişkilere kadar hemen hemen her alanda köklü değişimleri […]

Türkiye’nin engelli karnesi

Ekonomi dünyasının lokomotif kuruluşlarının başında yer alan bir iş adamımız anlatmıştı. İş gereği sık sık seyahat ettiği için ilginç bir şey dikkatini çekmiş. Avrupa’da ne kadar çok engelli bulunduğunu düşünür, “Türkiye’de bu kadar yok” diye sevinirmiş. Ta ki bizim engellilerimizin evde hapis hayatı yaşadığını anlayana kadar! Türkiye’de engelliler sokaklara çıkamadığı için haliyle kimse de onlardan […]

Televizyondan gelen sağlık

Ülkemiz genelinde kadın, erkek insanlar hareketsiz ve dikkatsiz bir yaşam biçimi seçtiğinden, kronik rahatsızlıklar sıkça yaşanmaktadır. Hastalıkları, kısa ömürleri sadece alın yazısı olarak nitelemek doğru değil. İnsan yaşlandıkça organizmada kayıplar başlıyor. Bu kayıpları aza indirgemenin en önemli adımı günlük yaşam içinde spora daha fazla yer verilmesi. İlerlemiş yaşta spor yapan kişilerin büyük bölümü kalp veya […]

Bir hastane hikâyesi

Bu yazının konusunu oluşturan öykü, bir nisan gecesinde 10-12 kez kusan, şiddetli karın ağrısı çeken sekiz yaşındaki oğlumu, ertesi sabah özel bir hastaneye götürmemizle başladı. Yapılan tetkikler (kan, idrar, ultrason tahlilleri) sonucu apandisitinde büyüme olduğu gerekçesiyle çocuk cerrahisi olan bir hastaneye sevkine karar verildi. Bunun üzerine, oğlumuzu hızla bir devlet üniversitesinin çocuk cerrahisi bölümüne ulaştırdık. […]

Türkiye’de nüfusun yapısı ve geleceği

Türkiye’nin nüfusu her geçen yıl artıyor. Adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre 2011 yılı sonunda Türkiye’nin nüfusu 74 724 269 idi. Yakın bir zaman içinde 2012 rakamları açıklanacak ve nüfusumuzun ne kadar arttığını göreceğiz. Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre 1960 yılında 27 milyon olan nüfusumuz, aradan geçen 50 yıl sonunda yaklaşık 47 milyon artarak 74 […]

Spor, insan ve çocuk: Doğumdan ilkadıma

İnsan yaşamındaki hareketlilik, bebeğin anne karnında şekillenip yaklaşık altı aylık olmasından sonra başlar. El ve ayak oluşumu ile birlikte hareketli bir yaşam süreci başlamış, anne karnında ilk şutlar çekilmeye başlanmıştır. Kol ve bacak kasları yavaş yavaş oluşmuş ve artık kuvvetlenme ihtiyacını duymuştur. Bu kaslar ileride çocuğun tüm yaşam boyunca hareketliliğini sağlayacak kaslardır. Kollar ve bacaklar […]

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet

Bireysel ve toplumsal açıdan şiddet olaylarının artış gösterdiğine üzülerek şahit olmaktayız. Ailede, okulda, sokakta, kısaca sosyal hayatın her alanında şiddet içeren olaylar kamuoyunun tepkisiyle karşılaşsa da maalesef bu tür olaylarda herhangi bir azalma görülmediği dikkat çekmektedir. Üstelik fiziksel şiddet kadar önemli bir sorun olan psikolojik şiddetin özellikle iş hayatında yaygın olduğunun ve fiziksel şiddetten daha kalıcı […]

Osmanlı’nın delileri

Osmanlı ile ilişkimiz rasyonel bir analize ve ifadeye yanaşmıyor bir türlü. Son derece duygusal bir tepkiyle kurgulanıyor ilişki biçimimiz. Ya “bin atlı akınlarda çocuklar gibi şeniz” ya da ayakkabımızı çıkartıp fırlatmak istiyoruz üzerine. Osmanlı’yı bu günkü sefaletimizin, geri kalmışlığımızın, kimi barbarlıklarımızın sebebi sayıp öfkeyle ve küçümsemeyle anıyoruz. Öte taraftan ne zaman övünmeye ihtiyacımız olsa, büyük […]

Bir insan hakkı olarak sağlık

En kısa ve yaygın bir anlatımla, kişinin sadece insan olması nedeniyle sahip olduğu haklar olarak tanımlanan insan hakları,  insanlığın tarihsel süreç içerisinde meydana getirmiş olduğu kültürel ve etik değerlerin birikimini yansıtır. İnsan hakları, hukuki ve felsefi tartışmaların merkezinde yer almış, gelişimi ekonomik ve toplumsal koşullara bağlı olarak, çoğu zaman biçimsel anlamda da olsa süreklilik göstermiş, uluslararası hukuk kuralları […]

Selçuklu şifahaneleri

Hastaneler insanların sağlıklı yaşamasına hizmet etme işlevini bir kenara bırakıp, öncelikleri arasına para kazanmayı koymuş görünüyorlar. Adeta birer ticarethane gibi işliyorlar. Bitmek tükenmek bilmeyen istekler, beklentiler, pazarlıklar… Nice hizmetler alınıyor, nice mallar satılıyor can pazarında… Bu pazarda bırakınız hastaları, hasta bakıcısından hekimine çalışanların gördüğü değer de pek tartışılır bir halde. Ne demek istediğimi hastanelere yolu […]