Kutadgu Bilig / Gençliğine Acıyarak İhtiyarlığını Söyler

6521 Gençliğimi, geçen bulut gibi, geçirdim; ömrümü fırtına sür’ati ile tükettim.
6522 Yazık gençliğime, gençliğime yazık; ben seni tutmasını bilmedim, çok çabuk elden kaçırdım.
6523 Ey gençlik, sen bana şimdi tekrar gel; ben seni el üstünde tutayım; bak, senin için ipekliler ve sırmalar döşettim.
6524 Yazık bu gençliğe, hani, nereye gitti; ne kadar arayıp, arattımsa da bulamadım.
6525 Sordum, gençlik kadar hayata zevk veren ve tatlı canı mes’ûd eden iyi bir şey yokmuş.
6526 Ben şimdi gençlik zevkini ve yiğitlik huzurunu kaybettim, elimde tutarken, kaçırıverdim.
6527 Eğer doğru bir hayat yaşamış olsa idim, ihtiyarlığın da zararı yoktu; fakat ne yazık ki, onu boş yere sarfettim.
6528 Ey gençlik, esef ederek sana kızıyorum; bütün güzelliğimi sen uzaklaştırdın, ben uzaklaştım.
6529 Benzim kırmızı, tam bir erguvan gibi idi; bugün yüzüme safran tohumu ektim.
6530 Misk gibi kara başıma kâfur örttüm; dolun ay gibi dolgun yüzü nereye götürdüm.
6531 Rengârenk çiçekler ile dolu, parlak bahar gibi idim; hazânamı uğrattım, hepsini kuruttum.
6532 Kayın gibi vücûdum ok gibi düz ve dik idi; şimdi yay gibi eğri oldu, eğdim, eğildim.
6533 Yazık, hayan boş yere israf ettim; peşimanlıkla gözden kanlı yaşlar akıttım.
6534 Çocukluğu geçirdim, gençliği kaybettim; günümü kararttım, kendimi çökerttim.
6535 Yerken, içerken, öküz gibi yedim, içtim; hevâ ve heves peşinde koşarken, tozu dumana kattım.
6536 Nice kuş ve geyik avı ile avundum, sevindim; uçan kuş gibi, cins atları ağımdan kaçırdım.
6537 Kardeş ve arkadaşlar için sevgili can gibi idim; düşmanımı ise, haşarı tay gibi sıçrattım.
6538 Ben imdi nice insanlara kızdım, söğdüm; günahsız ve yoksullara el kaldırdım, dil uzattım.
6539 Düşmanına galip gelen insan gibi, öylesine göğüs kabarttım; mağrur insan gibi, kabadayı olup, kaya gibi karşılarına dikildim.
6540 İçip yatmış olan adam gibi, uyuyup uyanınca, yoldan çıkmış olduğumun farkına vardım, Tanrıdan utandım.
6541 İnsanlara hizmet ettim, Tanrı ibâdeti kaldı; dünya etrafında koşarak, yolumu azıttım.
6542 Ben nice dilek ve arzu arkasından koştum; kudurmuş kurt gibi, dünyayı inlettim.
6543 Ben insanları tutup, zorla paralarını aldım; kimine çıkıştım, kimini yerdim, kiminin de canını yaktım.
6544 Rabbim bana: — Nasıl böyle yaptın?—diye sorarsa, ne mârzeretim var; çok utanılacak hâle düştüm.
6545 Hangi deli bundan daha ters hareket edebilir; geçici olan günler ile avunarak, hayatı boşuna harcadım.
6546 Huzur geçti, zahmet de geçecek idi; gün ve aylar boşuna heder oldu, peşimanlığa düştüm.
6547 Farzedelim ki, ben kisrâ veya kayser oldum ya Şeddâd ve Âd gibi, bir de cennet yaptırdım.
6548 İskender gibi, bütün dünyayı elimde tuttum, tam Nûh’un yaşını yaşadım ve yaşattım.
6549 Yıldırım kılıçlı Haydar veya Rüstem gibi, dünyada meşhur oldum.
6550 İsa gibi, ben göğe çıktım veya Nûşirevan gibi, memleketi adaletle idare ettim.
6551 Yahut hazînem, Karun’unki gibi, doldu-taştı veya Eshâb-i Res gibi, demirden kale yaptırdım.
6552 Fakat bunların faydası ne, sonu toprağa dönüş oldu; dünya geride kaldı, beraberimde ancak iki bez götürdüm.
6553 Çıplak gelmiş idim, toprağa yine çıplak gireceğim; neden kendimi dünyaya bu kadar bağladım.
6554 Bu fâni dünya, tipi gibi, esti-savurdu ve geçti; gaflette bu fâni dünyanın baskısı altında kaldım.
6555 Hayatta ne gibi bir iyilik yaptım; hayatta iken ektiğim tarla nerede.
6556 Ne ektim ise, sonunda onu biçtim; ne biçtim ise, ondan zevk aldım.
6557 Gençliğimi elden çıkardım, ihtiyarlığa geldim; sadede gelelim, sözü niye dağıttım.
6558 Uzun geceleri yatıp-uyumakla geçirme, Tanrıya ibâdet kıl; uyanık ol, durmadan ağla; günahlarımın yükü altına girdim.
6559 Yılan, haşerat ve böceklerin yemi olan bu vücûdu ben neden nîmet içinde besleyerek, yetiştirdim.
6560 Ey uyuklayan vücût, uyan, ağla durma; Tanrıya ibâdet kıl; yoksa, ben mahvoldum.
6561 İhtiyarlık yakaladı, gençlik uzaklaştı, hayatın tadı kalmadı; artık gidilecek doğru yolu buldum.
6562 Çok eski olan bu dünya bir çok halkları aldatmıştır; ben hangisindenim, neden bu kadar onu kendime sevdirdim.
6563 Ey Rabbim, beni uyandır; sen Rabbimsin, beni kovma, ben gönlümü temizledim.
6564 Günahlarımı bağışlayan sen bir Rabbimsin, sen beni affet; günahlarımın sayısını ben bile unuttum.

***

71 Görüntüleme

Yorum Yazın