Paris İklim Değişikliği Anlaşması

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansı Paris İklim Değişikliği Anlaşması

BM İklim Değişikliği Konferansı

Paris İklim Değişikliği Anlaşması

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansı’nda (COP21) 12 Aralık 2015 tarihinde kabul edilmiş, 4 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

1992’de Rio’da, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kabul edildi. Sözleşmenin kabulüyle birlikte bu sözleşmeye taraf ülkelerin dâhil olduğu Taraflar Konferansları (COP) dönemi başladı. İlk konferans, COP1 Berlin’de yapıldı. Kyoto Protokolü ise 1997’de COP3’te imzalandı. Kyoto Protokolü Sera gazı emisyonlarının %5 azaltılmasını hedefliyordu. ABD Senatosu imzalamadığı için 2004’e kadar yürürlüğe giremedi.

Uluslararası düzeyde yetersiz de olsa bağlayıcılığı bulunan tek uluslararası metin konumundaki Kyoto Protokolü 2020 yılında sona erecek. Paris’te imzalanan bu anlaşma, 2020 yılı sonrasının iklim rejimini belirleyecek. Amaç, küresel ısınmayı +2 dereceyi geçmeyecek düzeyde tutmak. Paris İklim Değişikliği görüşmelerine 195 ülkeden 40 bin delege katılmıştır.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için küresel sera gazı salınımının en az yüzde 55’ini oluşturan ve en az 55 ülkenin parlamentoları tarafından onaylanması şartı Eylül ayında Çin’in onaylamasıyla sağlandı; anlaşma 4 Kasım 2016’da yürürlüğe girdi.

ABD, Paris Anlaşması’ndan 1 Haziran 2017 tarihinde çekildiğini açıkladı.

Paris Anlaşması Maddeleri

İşbu Anlaşmanın Tarafları,

Bundan sonra “Sözleşme” olarak anılacak olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin Tarafları sıfatıyla,

Sözleşme Taraflar Konferansının on yedinci oturumunda alınan 1/CP. 17 kararı uyarınca kurulan Daha Etkin Tedbirler için Durban Platformu gereğince, Sözleşmenin amacına yönelik olarak ve Sözleşmenin hakkaniyet ilkesine ve ortak ama farklı ulusal koşullar ışığında farklılaştırılmış sorumluluklar ve mütekabil yetkiler gibi ilkelerine dayanarak,

İklim değişikliğinin doğurduğu acil tehdide karşı elde bulunan en iyi bilimsel veriler temelinde etkin ve gittikçe gelişen bir müdahale gereğini kabul ederek,

Ayrıca gelişmekte olan ülke Tarafların, özellikle de iklim değişikliğinin olumsuz etkileri karşısında kırılgan ülkelerin Sözleşme kapsamında özel gereksinimlerini ve koşullarını kabul ederek,

İklim değişikliği eylemleri, müdahaleleri ve etkileri ile sürdürülebilir kalkınmaya adil erişim ve yoksulluğun ortadan kaldırılması arasındaki esaslı ilişkiyi vurgulayarak,

Gıda güvenliğini sağlama ve açlığı sona erdirme yönünde temel önceliği ve gıda üretimi sistemlerinin iklim değişikliğinin olumsuz etkileri karşısında özel hassasiyetlerini dikkate alarak,

1.138 Görüntüleme

Yorum Yazın