Siyasetname – İkinci Fasıl

Padişahların, Allahü Teâlâ’nın Kendilerine Sunduğu Nimetlerin Kadrini Bilmelerine Dairdir

Padişahlara şanı yüce Hak Teâlâ’nın rızasını gözetmek gerektir. Hak Teâlâ rızası halka yapılan ihsan ve onlar arasında yaygınlaştırılan lütuf ile sağlanır. Tebaanın hayır duası daimi olunca o memleket ayakta kalır ve her geçen gün gelişir. Ol melik, ol devr ü devletten nimetlenir ve bu cihanda iyi bir nam, öte cihanda kurtuluşa ererek vereceği hesap pek kolay olur. Nitekim atalar demişlerdir ki: “ Saltanat küfür ile devam bulur; amma zulüm ve gaddarlıkla paydâr kalmaz.”

Rivayet olunmuştur ki Yusuf aleyhisselam bu dünyadan göçünce, onu atalarının civarına gömmek için İbrahim aleyhisselamın türbesinin yanı başına getirdiler. Cebrail aleyhisselam gelivererek: “Durun, tutun onu tuttuğunuz yerde, burası onun mekanı değildir, kıyamet günü, hükmettiği saltanatın hesabını vermek zorundadır.” dedi. Şu halde Yusuf peygamberin hali böyle olunca var sen diğerlerinin hal-i pür melallerini hesap et.

Peygamber efendimizden şöylece nakledilir ki: “Bu cihanda halka idarecilik yapanlar, mahşer günü huzura elleri bağlı getirilirler. Şayet adil imiş ise, adalet onun ellerini çözüverir ve cennete ulaştırır; yok eğer zalim imiş ise zulmü ellerini bağlar ve elleri boynundan zincire vurulmuş bir şekilde onu cehenneme götürür.”

Ve dahi rivayet olunur ki, kıyamet günü bir kimse, idaresi altında bulunan bir şahıstan, halktan, ev sakinlerinden, eli altındakilerden hesaba çekilecek; hatta koyunları güden çobandan sürüsüyle ilgili soruları cevaplaması istenecektir.

Rivayet olunur ki, bu fani cihandan göçmezden evvel babasından Abdullah bin Ömer bin El-Hattâb şöyle sual etti: “Babacığım, bir daha seni ne zaman ve nerede göreceğim?” Babası: “Öteki cihanda.” diye yanıtladı. Abdullah, “Daha erken görmek istiyorum” dedi. Babası, “ Birinci olmadı ikinci, o da olmadı üçüncü gece beni rüyanda göreceksin.” dedi. Abdullah, tam on iki yıl babasının sözünü ettiği rüyayı görmedi. Nihayet bir gece onu rüyasında görünce dedi ki: “Babacığım, vefatından sonra üç gün içinde seni göreceğimi söylememiş miydin?” Babası: “ Sevgili oğlum, Bağdat civarında harap halde bir köprü var idi, görevliler de onarımını ihmal etmişler idi, bir koyunun da ayağı oradaki bir deliğe denk gelivermiş de kırılmış. Şimdiye değin onun davasıyla meşgul idim.” diye cevap verdi.

Alemin efendisi, saltanatı süresi şunu kesinlikle bellemelidir ki, o büyük gün, hükmettiği halka dair bizatihi kendisi hesap verecektir; bu hesabı başka birine havale etmesi söz konusu olmayacaktır. Mademki hal böyleyken böyledir, bu büyük meseleyi başkasına bırakmasa gerektir. Halkın işlerinden gafil olmasa gerektir. Elinden geldiğince, gizliden yahut açıktan halkla hemhal olması, halka kıyan elleri kırıp zalimlerin zulmünden halkı muhafaza etmesi sonucu gelecek bereket onun hükümet çağlarına dokunur inşaallâhu Teâlâ.

Yöneticilere özlü sözler, yöneticilere öneriler
Yöneticilere altın tavsiyeler
Nizamülmülk kimdir, Mizamülmülk Medresesi
Yöneticilere öğütler
Yöneticilere tavsiyeler
Nizamülmülk Siyasetname
Siyasetname Nizamülmülk
Yöneticilere altın öğütler

Yorum Yazın