Sokaklarda, yollarda kedileri, köpekleri, güvercinleri ezip geçenler biliyorlar mı?

Sokaklarda, yollarda kedileri, köpekleri, güvercinleri ezip geçenler biliyorlar mı, o canların cennete, kendilerinin cehenneme gideceğini?

Oturduğumuz apartmana birkaç yıl önce taşındık. Komşularımızın bir kısmıyla iyi ilişkilerimiz oldu; çok az bir kısmıyla ise kimi zaman soğuk rüzgarlar esti aramızda. Sebep, hayvanlara dair bakışlarımızın, tavırlarımızın ve davranışlarımızın farklı olmasıydı.

Geldiğimiz günden itibaren, apartmanımızda hanımefendi bir kedi bizlere ailece yakın ilgi gösterdi. Biz de kendisine ilgi alaka göstermeye çalıştık. Zaman içinde dostluğumuz pekişti; aileden biri oldu. İlk taşındığımızda, en üst kattaki komşularımızın kedisi olarak bildik onu. Zaman içinde, o dostların kediyle ilgilendiklerini, aslında sahibi olmaktan ziyade arkadaşları, dostları olduklarını öğretti kedi bize. Üst komşularımız, kedi için kapılarında bir sepet ve yiyecek kabı da bulunduruyorlardı, istediğinde eve giriyor, gerine gerine gezip dolaşabiliyordu. Sabahları bizim kapımız açıldığında, bilirdi kimin, nerenin kapısının açıldığını. Merdivenden salına salına iner, kapıyı kim açtıysa miyavlayarak selam verir, sevgiyle bacaklarımıza sürünürdü. Sabah sabah keyifli, güzel bir muhabbet yaşanırdı. İlk kim çıkıyorsa yiyeceğini, içeceğini yani ona ait olan rızkını sokak kapısına bırakırdı. O ise ekseriyetle bizi, belli mesafeye kadar sokaktan aşağıya kadar takip eder, uğurlar, sonra geri dönerdi. Eve dönüşlerde de benzer muhabbetler yaşanırdı aramızda. Apartmana girmek istediğinde, kapıyı açan olmamışsa, apartmanın kapısında veya alt köşesinde sevdiği insanların gelmesini beklerdi.

Pazartesi günü akşamüzeri, henüz dışarı çıkmış olan oğlumun “kediye çarpmışlar” diye telaşla geri dönüp haber vermesiyle evin önüne koşuşturduk. Kanlar içindeydi, başından çok büyük yaralar almıştı. Tarif etmeye çalışmak yersiz ve yetersiz kalacaktır. Veterinere götürmek üzere hemen taksi çağırdık. Bir yandan da kendisiyle konuşuyor, dayanmasını söylüyorduk. Acil götürdüğümüz veterinerden gece yoğun bakımda olacağı bir veterinerliğe gittik; sabahleyin de Veterinerlik Fakültesine.

Bu sırada, oturduğumuz apartman yapılmadan önce, kedinin burada yaşadığını öğrendik. Bundanmış, hiç çekinmeden gezip dolaşması, bundanmış apartmanı kendi evi, sokağı kendi bahçesi bilmesi.

Apartmanın, sokağın gerçek sahibi kedi imiş. Biz insanlar, dar etmişiz sokağı, yeşil alanları kedilere köpeklere.

Dün ameliyat oldu. İyi olacağını umarken, bugün kaybettik.

108 Görüntüleme

Yorum Yazın