Üzümcül

Dilinin avazına
Pervane dönerim
Halinden usanmış
Su zerrecikleri gibi
 
Say ki gözlerinde dağılan ateş
Yükselip yükselip düşenim

Yüzümün aydınlığı
Feleklerde işleyen atomun
Dudaklarınla onaylanan
Tarifsiz hazzı var

Belki parçalar beni
Bu yazık bu alem bu elem
Lakin gölgeme ne yapılabilir ki

Sen göğsümün Musa kapısı
Bana kul olmayanın
Tanrısı da olacak değilim

Tenimi dalgalandıran
Terimi kurutan

Sıcak rüzgarlar es sen
Beni cüzlerime ayırsın düşlerin

Elimde kılıç
Belimde kama

Vurdum kırıldı
Öldü bir zaman

Soyulan et
Dağılan kemik

Söyle ne olur nesin
Kimsin sen

Bana vereceğin
Ya kutlu bir hayal
Ne karanlık bir kabus

Borç veren borç alan
İlahlardan uzak

Ne asi doğarım rüzgar
Ne İsa olurum yıldız

Ne et ne kan
Ne toprak ne su

Yalnız ve yalnız
Bir maşrapa üzüm uykusu

Yorum Yazın